Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5343 E. 2020/2503 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5343
KARAR NO : 2020/2503
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/11/2018 tarih ve 2017/859 E- 2018/1041 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce verilen 28/05/2019 tarih ve 2019/514 E- 2019/608 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; mülkiyeti müvekkiline ait taşınmaz üzerinde 08.10.1985 tarih ve 5126 yevmiye numaralı 24.000,00 TL bedelli, 15.09.1986 tarih ve 6221 yevmiye numaralı 21.000,00 TL bedelli, 04.05.1989 tarih ve 2135 yevmiye numaralı 53.000,00 TL bedelli, 20.07.1992 tarih ve 3841 yevmiye numaralı 102.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğunu, davalı bankaya müvekkilinin veya müteveffa babasının herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı bankanın önce sözlü başvurulara yanıt vermediğini ve ipotekleri kaldırmadığını, ihtarnamenin davalı tarafa 10.12.2013 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ipoteklerin kaldırılmadığını ve ihtara yanıt verilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteklerin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile müteveffa … arasında ticari ilişki bulunduğunu ve aralarında düzenlenmiş bulunun Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi olduğunu, …’ya kullandırılmış ve kullandırılacak olan kredilerle, teminat mektupları ve çek yapraklarından kaynaklanması muhtemel borçların teminatını teşkil etmek üzere, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, müteveffa …’nın ölüm tarihinde henüz 121 adet çek yaprağının dışarıda olduğunu, müvekkili bankaya iade edilmediğini, bankanın bu çek yapraklarından kaynaklı 74.415,00 TL’lik riski bulunduğundan, bu risk nedeniyle bahsi geçen ipoteklerin fek edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı taraf ile banka arasında düzenlenmiş bulunan davaya konu ipotek işlemlerinin dava dışı …’nın müvekkili bankaya olan tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/69 Esas, 2017/938 Karar sayılı kararı ile 121 adet olan çeklerde dahil olmak üzere toplam 126 adet çekin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bilirkişi raporu uyarınca riske konu çeklerin iptaline karar verilmiş olması gözetilerek dava konusu ipoteklerin kaldırılmasının uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, dava tarihi itibariyle müteveffa … tarafından keşide edilen çeklerin henüz bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle davalı banka lehine dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteklerin davalı banka tarafından terkin edilmemesinde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı, yargılama aşamasında Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne açılan dava sonucunda müteveffa … tarafından keşide edilen 121 adet çekinde içinde bulunduğu toplam 126 adet çekin iptal edildiği, anılan kararın 04.07.2017 tarihinde kesinleşmesi ile terkin şartlarının doğduğu, işbu dava tarihinin 12.03.2014 olduğu, anılan tarih itibariyle ipoteğin fekkine dair şartların oluşmadığı, anılan şartların yargılama aşamasında gerçekleştiği, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği, davalı banka aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, ipoteklerin eski TL üzerinden kurulduğu, yeni TL bakımından ise anılan bedellerin toplamının 200,00 TL olduğu halde 200.000 TL üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı banka lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.