Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20169 E. 2012/2743 K. 08.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20169
KARAR NO : 2012/2743
KARAR TARİHİ : 08.02.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.283,30 TL maddi tazminat bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, hatalı ve yersiz ödenen döner sermaye payı toplamı 3.283.30TL nın ödeme tarihinden yasal faizi ile davalıdan istirdatı talebine ilişkindir. Mahkemece; davalıya davacı tarafından yapılan yanlış hesaplama üzerine fazla ödeme yapıldığı,davacının davalıdan bedelin iadesini istediği ancak davalının geri ödeme yapmadığı,eldeki kayıtlara göre davacının kendi uhdesindeki kayıtlar üzerinde yanlış inceleme yaparak fazla ödemeye neden olduğu, davalının herhangi bir yanıltıcı müdahalesinin olmadığı,buna rağmen davacı idarenin bu hata yapıldıktan sonra altmış günlük idari dava süresi içinde ödenen her bir bedeli geri almayı isteyebileceği halde bu süre içinde bir işlem yapmadığı,ödemenin üzerinden belirtilen süreden daha fazla süre geçtikten sonra bu kez iade edilmesinin istendiği,böyle bir geri ödeme isteminin devletin devamlılığı ve hukuksallığı içinde değerlendirildiğinde önüne geçilmez uygulamalara neden olabileceği ve bu durumun kötüye kullanılmasına neden olabileceği,her ne kadar davacı tarafça bu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği gibi bir iddiada bulunulmakta ise de yasal sürelerin her kişi ve kurum için bağlayıcı olması gerektiği idarenin elinde bulunan yasal süre geçtikten sonra böyle bir istemde bulunmasını hukukun korumayacağı, ayrıca idare tarafından yasal süresi içinde yapılan fazla ödemeye dayanak işlemin iptal edilmediği,bu hali ile ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesinin mümkün olmadığı zira ortada iptal edilmiş bir işlem bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Borçlar Kanununun 62.maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispatladığı takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu madde de belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle davacı idarenin hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.H.G.K. nun 05.12.1984 tarih, 1982/ 13- 387 E- 1984/ 997 K. sayılı kararı ile idarenin herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan, salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.Buna göre, herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Kanununun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün H.U.M.K nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.