Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/2631 E. 2020/8915 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2631
KARAR NO : 2020/8915
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Olay tarihinde, kolluk devriye gezerken Senegal uyruklu 3 kişinin tezgah başında satış yaptıkları görülmesi üzerine yanlarına gidildiği, sanık …’un tezgahından 19 adet tablo, diğer iki kişinin ise tezgahlarından cüzdan, kemer, parfüm gibi eşyaların ele geçirildiği, sanığın savunmasında tabloları Senegal’deki arkadaşının satması için gönderdiğini beyan etmesi karşısında öncelikle eylemin 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi ve soruşturması ayrı yürütülen diğer suça sürüklenen çocuklarla ilgili dava açılıp açılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Sanıktan ele geçen suç konusu eşya miktarı dikkate alınarak yeniden KEMT varakası tanzim ettirilip dava konusu eşyanın ”ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, sanığın sadece tabloları sattığını, diğer eşyalarla bir ilgisinin bulunmadığını savunmasına göre tezgahından ele geçmeyen eşyaları da kapsayarak düzenlenmiş KEMT varakası esas alınarak bildirilen kamu zararının sanık tarafından giderilmediği şeklinde yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yer alan “altı aydan iki yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirildiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.