Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16831 E. 2013/4447 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16831
KARAR NO : 2013/4447
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Kargo Dağıtam AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazasında tam kusurlu olarak müvekkiline ait beton santraline zarar vermesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.840 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir
Davalı … vekili, müvekkilinin temerrüde düşmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … Dağıtım AŞ vekili, müvekkilinin araç sahibi ya da işleteni olmadığını bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur,
Davalı …, usulüne uygun davetiyeye rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 3.427,26 TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm; davalı … Kargo Dağıtım AŞ tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan hasarın tazminine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, araç işletenliği sıfatının hangi davalıda bulunduğu noktasında toplanmaktadır.
2918 Sayılı KTK.nun hükümlerine göre trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, moturlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde gerekse Yargıtay’ın uygulamalarında kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, kazaya karışan aracın kayden maliki davalı … olup bu araç olay tarihinde davalı … Kargo şirketine ait yük taşımaktadır. Bu konuda ibraz edilen belge ve deliller değerlendirilirken zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratılmaması gerekir.
O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davalı …’ın aracını diğer davalı … Kargo’ya kiralayıp kiralamadığı, taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3.kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve Vergi Daireleri’ne bildirilip bildirilmediği, ibraz edilen sözleşme yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirildiği, gerektiğinde işleten ve kiracının varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, işletenlik sıfatının hangi davalıda bulunduğu hususları tartışılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Kargo yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 28.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.