YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3952
KARAR NO : 2020/5246
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 26/02/2015 tarihinde, müvekillerinin desteği …’ın, sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken göle uçması sonucunda vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiş, 13/02/2018 tarihli talep arttırım dilekçesi ile taleplerini davacılar … için 152.222,39 TL, … için 47.321,66 TL arttırarak dava değerini 199.644,05 TL olarak belirlemiştir.
Davalı … vekili, müteveffa meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu bulunduğundan, müvekkili şirketin tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesi’nce; Hukuk Genel Kurulu’nun 2017-17/1315 E, 2017/1239 sayılı kararı uyarınca destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışı bırakıldığından, davacıların destek tazminatını davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Karayolu Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır.
Somut olayda, davacı taraf, desteğinin sevk ve idaresindeki aracıyla tam kusurlu olarak yapmış olduğu trafik kazası sonucunda ölmesi nedeniyle davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası sürücü desteğin tam kusuru nedeniyle 26.02.2015 tarihinde meydana gelmiştir. ZMMS yeni genel şartları ise 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan Hukuk Genel Kurulu’nun 2017-17/1315 E, 2017/1239 K sayılı kararı da Yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesinden sonra genel şartlarda belirlenen düzenlemelere göre verilmiştir.
Kaza tarihi itibari ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere vermiş olduğu zararı karşılayacaktır. Bu durumda davalının sorumluluğunun kapsamı,kaza tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinden önce yürürlükte olan 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Bu halde; Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davacıların davalı … şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile verilen ilk derece mahkemesi kararına yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun 371/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 07/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.