Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2020/5871 E. 2020/8286 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5871
KARAR NO : 2020/8286
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu tarafından taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, borçlunun süresi içinde süre tutum dilekçesi ile kararı istinaf etmesi üzerine, alacaklının katılma yoluyla kararı istinaf etttiği, Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçlunun istinaf talebi değerlendirilmeksizin, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu yanca temyiz edildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 342/3. maddesinde; “İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır” düzenlemesine; aynı Kanun’un 355. maddesinde ise; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 352/1. maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.
Somut olayda şikayet; ihalenin feshine ilişkin olup şikayetin kabulü yönündeki mahkeme kararının şikayetçi vekilinin yüzüne karşı 17.9.2019 tarihli duruşmada verildiği, ilgili karara karşı süresinde 27.9.2019 tarihinde süre tutum dilekçesi verilerek istinaf isteminde bulunulduğu ancak; gerekçeli kararın 04.11.2019 tarihinde tebliğine rağmen yasal 10 günlük sürede gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı, alacaklının 22.11.2019 tarihinde katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunduğu görülmekle beraber borçlunun istinaf dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesi’nce hiç değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılacak iş, HMK’nun 3342/3. maddesinde belirtildiği üzere, borçlu yanca yasal süresi içerisinde süre tutum dilekçesi verildiği gözetilerek HMK’nun 352 ve 355. maddeleri uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesi olup, borçlunun istinaf talebine ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmaması isabetsizdir.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2020 tarih ve 2019/3086 E – 2020/373 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca resen BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.