Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5435 E. 2020/8411 K. 02.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5435
KARAR NO : 2020/8411
KARAR TARİHİ : 02.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, 30/05/2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği ve sanığın aleyhine verilen karara karşı 06/06/2016 tarihinde temyiz talebinde bulunmakla, temyiz isteminin süresinde olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan sonra sanığın denetim süresi içinde yeni kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle yapılan yargılamada, sanığa “duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edilerek karar verileceği” meşruhatını içerir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliği ile duruşmaya katılması halinde savunması edildikten ve duruşmaya katılmadığı takdirde yokluğunda yargılamaya devamla açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen yargılamada beyan ettiği ve dosyada bilinen en son adresi olan adresine çıkartılan davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi karşısında; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü nazara alınarak, Tebligat Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sisteminde kayıtlı olan ve sanık hakkında hükmedilen gerekçeli kararın tebliğinde başvurulan MERNİS adresine duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyenin tebliği yoluna gidilmeyerek sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının ihlali suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında hüküm açıklanırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereği hükmolunan “1 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (1/6) oranında artırım yapılırken “1 yıl 9 ay” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “1 yıl 2 ay” hapis cezasına hükmedilmesi, TCK’nin 29. maddesi gereği (½) oranında indirim yapılırken “10 ay 15 gün” hapis cezası yerine “7 ay” hapis cezasına hükmedilmesi ve devamında TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken “8 ay 22 gün” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “5 ay 25 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4) Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde yeni kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hüküm açıklanırken, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan netice hapis cezasının kısa süreli olmasından bahisle, 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereği adli para cezasına çevrilmesi suretiyle yeni bir hüküm tesisi,
5) Birden fazla sanığı bulunan dosyanın temyiz incelemesi amacıyla Yargıtay’a gönderildiği sırada oluşturulan suret dosyaya, katılan hakkında tanzim olunan adli muayene rapor(lar)ının, denetime imkan verecek şekilde eklenmemesi ya da UYAP sistemine denetime elverişli şekilde aktarılmaması,
6) Gerekçeli karar başlığında, sanık …’in eyleminin mağduru olan …’in adı, soyadı ve adres bilgileri yerine, temyiz kapsamı dışında bulunan başkaca mağdurların adı, soyadı ve adres bilgileri yazılmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 02.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.