Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/119 E. 2013/5064 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/119
KARAR NO : 2013/5064
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalı … ’in maliki olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptaliyle takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın niteliği itibariyle Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığı ve Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğan davaların ticari dava sayıldığı ve aksine hüküm bulunmadıkça değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalar ve ticari nitelikli çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet
dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda davacı … şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi görevine girdiği dikkate alınarak davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması iddia ve savunmalarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 8.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.