YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2229
KARAR NO : 2012/5276
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.484,20 TL’lık takibe vaki itirazın iptali masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalı ile yaptığı sözleşme ile davaya konu gayrimenkulü davalıdan satın aldığını, sözleşme gereğince davalının söz konusu gayrimenkulü 01.01.2008 tarihinde teslim edecek iken 16.06.2008 tarihinde teslim ettiğini, geç teslim söz konusu olduğunu, sözleşme gereğince taşınmazın geç teslimi halinde ödenmesi gereken aylık 650 TL ile geciken müteakip her aya bir önceki aya ait miktarın %10’u ilave edilerek ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlattığı takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatını talep ve dava etmiştir.Davalı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin şekil şartının uygun yapılmadığından geçersiz olduğunu, ayrıca dava konusu sözleşmeye konu olan gayrimenkulun teslimini bir süre geciktirdiğini, geç teslim için olan miktarı da icra dosyasına ödediğini bu nedenle davanın reddi ile %40’dan az olmayan tazminatı talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı arasında 4077 sayılı Yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.4077 sayılı Yasanın 23.maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı müteahhidin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kendisine düşen dairenin davacıya satışı nedeni ile davacı ile yaptığı sözleşmedeki ceza-i şart bedelinin tahisili isteminden ibaret olup, uyuşmazlık niteliği itibariyle Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.