Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4440 E. 2020/8264 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4440
KARAR NO : 2020/8264
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümde, suçun silahtan sayılan bıçakla işlenmesi nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi yerine TCK’nin 86/3-2 şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 29. maddeleri gereğince belirlenen “1 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezası üzerinden, TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın “11 ay 7 gün” yerine “10 ay 37 gün” şeklinde hatalı hesaplanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında TCK’nin 62. maddesi uygulanarak sonuç cezanın bulunduğu fıkradan “10 ay 37 gün” ibaresi çıkartılarak yerine “11 ay 7 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında katılan … ve mağdur …’ya karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın, mağdur …’ya yönelik tehdit suçunu, aynı mağdura karşı silahla kasten yaralama suçu ile birlikte işlemesi nedeniyle 5237 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince mağdur …’ya yönelik tehdit suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı anlaşılmış ise de; sanığın, katılan …’a karşı tehdit suçunu, uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suçla birlikte işlemediği anlaşılmakla;
a)Sanığın üzerine atılı katılan …’a karşı işlenen 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen “tehdit” suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması, uzlaşmanın sağlanması halinde ise sanığın, mağdur …’ya karşı tehdit suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının ortadan kalkacağının gözetilmesi gereği,
Kabule göre de;
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
3)Sanık … hakkında katılan …’a karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanık hakkında katılana karşı TCK’nin 125/1. maddesi gereğince “hakaret” ve TCK’nin 106/1-1.cümlesi gereğince “tehdit” suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, hakaret suçunun aynı katılana karşı tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma girişiminde bulunulmadığı anlaşılmış ise de; sanığın üzerine atılı TCK’nin 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi,uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
b)Sanık hakkında hüküm kurulurken, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı TCK’nin 129. maddesi yerine, yazılı şekilde genel tahrike ilişkin TCK’nin 29. maddesinin uygulanması,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.