YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5778
KARAR NO : 2020/5325
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, hissedar olduğu 9092 ada, 18 parselde kayıtlı taşınmazda davalıların kullanımları nedeniyle davacıya herhangi bir ücret ödemedikleri, dava dışı hissedarlardan …nın da ecrimisil hakkını devraldığını belirterek 6.000 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu uyarınca davasını 10.243,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile …nın ecrimisil hissesinin devrine yönelik temliknamede tarih olmadığı ve dava konusu döneme ilişkin bir temliğin olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle … hissesi ile ilgili talebin reddine, davacının kendi payına düşen hisse yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Eldeki davada davacı dava dışı mirasçılardan …’nın ecrimisil hakkını temlik aldığını belirterek …’nın payına düşen ecrimisil tutarını da talep etmiştir. Somut olayda devredilen haksız fiil niteliğindeki elatma sonucunda ortaya çıkan alacaktır. Taşınmazın aynına ilişkin olmayan bir alacağın devrini engelleyen bir yasal düzenleme hukuk sistemimizde bulunmamaktadır. TBK’nin 183. maddesinde alacağın varlık sebebine yönelik bir sınırlama getirilmemiş bulunması da dikkate alındığında alacak hakkının haksız fiilden doğmuş olması bu hakkın temlikine engel oluşturmayacaktır.
Alacağın temlikini düzenleyen TBK’nin 183 maddesi;
“ Madde 183: Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.” hükmünü içermektedir .
Somut olayda, davacının sunmuş olduğu ilk temlik sözleşmesinde her ne kadar tarih ve temlik edilen ecrimisil dönemi belirtilmemişse de yargılama aşamasında sunulan ikinci temlik sözlemesi 13.06.2016 tarihli olup davacıya tüm ecrimisil ve kira alacak haklarının devredildiği belirtilmiştir. Bu halde davacının davaya konu …’nın ecrimisil alacağını gerekli şekil şartlarını taşıyacak şekilde devraldığı anlaşıldığından davacının bu kısma yönelik talebinin de kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı tarafın temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacının sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.