YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/23004
KARAR NO : 2020/7480
KARAR TARİHİ : 14.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde ilaç tanıtun elemanı olarak çalışan davacının 23/11/2011 tarihinde haksız olarak işten çıkarıldığını, … 9. İş Mahkemesi’nin 2011/610 Esas sayılı dosyası ile işe iade davası açtığını ve 27/12/2012 tarihinde işe iadesine karar verildiğini, davalı tarafından temyiz edilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 08/05/2013 günlü kararı ile onanarak kesinleştiğini, davalı işyerinin … 4. Noterliği’nin 27/062013 günlü ihtarnamesi ile işe iade kararı doğrultusunda işlem yapılması doğrultusunda ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 28/06/2013 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameden sonra 29/07/2013 tarihinde banka hesabına ücret ve diğer alacak olarak 6.058.52.TL, tazminat ödemesi olarak 6.159.08.TL ve kıdem tazminatı farkı olarak 657.36.TL yatırılmışsa da kıdem tazminatı rakamı dışında diğer gönderilen rakamların ne olduğunun anlaşılamadığını iddia ederek 500,00 TL Kıdem Tazminatı, 500,00 TL İhbar Tazminatı, 600,00 TL İşe İade davasında kararın kesinleşmesine kadar geçecek 4 aylık Ücret, 600,00 TL İşe İade Tazminatı, 200,00 TL Yemek Parası, 100,00 TL Yol Parası olmak üzere toplam 2.500.00 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının satış ve pazarlama bölümünde 25/03/2009-23/11/2011 tarihleri arasında tıbbi tanıtım temsilcisi olarak çalıştığını ve son ücretinin brüt 1.550.00 TL olduğunu, davacı tarafından açılan işe iade istemli davanın yapılan yargılaması sonucunda 27/12/2012 tarihinde feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın Yargıtay 7. HD’nin 08/05/2013 günlü ilamı ile onanmasına karar verildiğini, kesinleşen mahkeme kararına ve Yargıtay ilamına göre davacıya 4 aylık ücret tutarında tazminat (brüt 6.200.00.TL, net 6.259.08.TL), 4 aylık ücret ve diğer hakları (brüt 8.729.46 TL, net 6.058,52 TL) ve 4 aylık kıdem tazminatı farkı olarak (brüt 667.78 TL, net 657.36 TL) hesaplanarak ve bu miktarlardan yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan toplam net 12.874.96 TL’sinin davacının banka hesabına ödendiğini, davacının iş akdinin davalı şirket tarafından 23/03/2012 tarihinde İş Kanunu’nun 17 ve devamı maddelerine göre ihbar süresine ait ücreti ve kıdem tazminatı ile kanundan ve sözleşmeden doğan tüm hakları ödenmek suretiyle feshedildiğini, işten ayrılırken davacıya net 5.373.57 TL kıdem tazminatı, 2.053.41 TL net ihbar tazminatının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Tarafların hukuki dinlenilme haklarının kısıtlanıp kısıtlanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Savunma hakkı Anayasa’mızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır.
Somut olayda davacı tarafa ıslah dilekçesini sunmak üzere süre verilmemesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup davacı tarafa ıslah dilekçesini sunmak üzere süre verilmesi gerekirken, davacı vekiline ıslah dilekçesini sunmak üzere süre verilmeden ve bu suretle davacının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.