YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8064
KARAR NO : 2013/8364
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R –
Davacı vekili; davacıya kaskolu olan aracın davalı limited şirkete ait otelin çatısından kopan parçalar sebebi ile hasar gördüğünü, hasarın 7.045,40-TL olduğunun belirlendiğini, davacı tarafından hasar miktarının sigortalıya ödendiğini, davalı otel işletmecisi limited şirketin ve otel paket sigorta poliçesini düzenlemiş olan diğer davalı … AŞ’nin bu bedelden sorumlu olduklarını, davacının 7.045,40-TL’nin ödenmesi için davalılar aleyhine icra takibini yaptığını, ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini bildirip haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davanın, ticari dava olduğu gerekçesiyle Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğünden önce 18.04.2012 tarihinde açılmış olup, ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir.
Müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir. İş bölümü itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. (TTK. 5. md., HUMK. 187), İlk itiraz olarak ileri sürülmeyen işbölümü itirazının mahkemece kabul edilmemesi gerekir. İşbölümü itirazının uygun bulunması halinde mahkemece dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Gönderme kararı nihai bir karardır. Mahkeme bu karar ile davadan elini çeker. Gönderme kararı ile dava sona ermeyeceğinden temyizi kabil kararlardan değildir. Gönderme kararı usulüne uygun şekilde verilmesi halinde (ilk itiraz olarak ileri sürülmesi ve mahkemece uygun görülmesi) gönderilen mahkemeyi bağlar ve gönderilen mahkeme bu davaya bakmak zorundadır. Ancak, gönderilen mahkemenin davaya bakma zorunluluğu iş bölümü itirazının ilk mahkemede süresinde yapılması hali ile sınırlıdır.
TTK.’ nun 5/1. maddesinde, “Aksine hüküm olmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinin ticari davalara dahi bakmakla vazifeli olduğu, 5/3 maddesinde, “Bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle iş sahasına girip girmediğinin yalnızca iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabileceği,” 5/son maddesinde ise, “vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine TTK.’nun 5. maddesinde, ikinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olabileceği hüküm altına alınmıştır. Münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerle ilgili davalara mutlaka kanunda gösterilen mahkemelerde bakılır ve bu davalara ilişkin işbölümü itirazı ilk itiraz değildir. Bu davalar, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalardır. İflas davaları ticaret mahkemesi bakımından, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan davalardandır. Bu davalara ilişkin işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Taraflar yargılama bitinceye kadar işbölümü itirazında bulunabilirler. Mahkemede davanın her bölümünde kendiliğinden
davanın işbölümüne girmediğine ve dava dosyasının işbölümüne sahip mahkemeye gönderilmesine karar verir. ( Baki Kuru/HUMK 715 s.) Buna göre mahkemece sadece münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerde yani, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalarda işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Bu davalar dışındaki ikinci fıkrada yazılı hallerde bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz olarak ileri sürülebilir.
Somut uyuşmazlık, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerden olmadığı gibi, davalıların vekilleri tarafından da iş bölümü itirazında bulunulmamıştır.İş bölümü itirazında bulunulmamasına rağmen mahkemece davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir.Asliye Hukuk Mahkemesince işbölümü itirazında bulunulmadan kendiliğinden görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.