YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21019
KARAR NO : 2020/8798
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02/08/2000 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, 2007 yılında kıdem tazminatı ve diğer işçilik hak ve alacakları eksik olarak ödenerek işten çıkarıldığını, tekrar aynı iş yerinde Mayıs 2007 ayından itibaren haksız olarak işten çıkarıldığını, 30/04/2014 tarihine kadar en son 940,00 TL net ücretle sigorta müşaviri olarak çalıştığını, çalıştığı dönemde iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli bir sebeple feshine sebep olabilecek her hangi bir davranış olmadığını, gerçek dışı iddia ve beyanlarla mağdur edildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 01.03.2011 tarihinden iş akdinin haklı nedenle feshedildiği 29.04.2014 tarihine kadar sigorta memuru olarak çalıştığını, görevinin davalıya ait grup şirketleri bünyesinde yer alan şirketler için sigorta acentelerinden teklif alarak yönetimin onayına sunmak ve yönetimin onayı doğrultusunda ilgili sigorta poliçelerinin düzenlenmesini sağlamaktan ibaret olduğunu, ancak sigorta şirketleriyle çıkar ilişkisi kurduğunu, müvekkili şirketi zarara uğratacak şekilde yetkililerin onayını dahi almadan sigorta poliçeleri düzenlettiğini, daha düşük teklif veren acenteler olduğu halde müvekkili şirketten sakladığını, davacının davalı şirket yetkilisine göndermiş olduğu e-maillerde şirket yetkilisinin onayı olmadan iş yaptığını ikrar ettiğini, bu tespitler ile ilgili işverenlik nezdinde soruşturma açıldığını ve soruşturma neticesinde iş akdinin 29.04.2014 tarihinde İşk. 25/II-e uyarınca haklı sebeple feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı alacak hakkı olmadığını savunarak haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işveren tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise davacının iş sözleşmesinin, şirket yetkilisinin talimatlarına açıkça aykırı hareket ederek şirkete zarar verdiği, sigorta şirketleriyle çıkar ilişkisi kurduğunu, müvekkili şirketi zarara uğratacak şekilde yetkililerin onayını dahi almadan sigorta poliçeleri düzenlettiğini, daha düşük teklif veren acenteler olduğunu davalı şirketten sakladığını, davacının davalı şirket yetkilisine göndermiş olduğu e-maillerde şirket yetkilisinin onayı olmadan iş yaptığını ikrar ettiğini, bu tespitler ile ilgili işverenlik nezdinde soruşturma açıldığını ve soruşturma neticesinde iş akdinin 29.04.2014 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının verilen talimatlara aykırı hareket ettiği, muhatap olduğu firmalarla işverenin güvenini sarsacak nitelikte bir ilişki kurduğu, buna göre davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 4857 Sayılı Kanun’un 25/ll-e maddesinde belirtilen sebeplerle haklı olarak feshedildiği açıklanarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davalı tarafça sunulan mail yazışmalarının fesih tarihi olan 29/04/2014 tarihinden yaklaşık bir yıl öncesine dayandığı, davalı şirket tarafından yapılan soruşturma tarihinin 25/04/2014 olduğu görülmektedir. Davalı tarafça, davacının iş sözleşmesinin feshine yakın bir tarihte davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan herhangi bir davranışına dair delil sunulmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu hususlar dikkate alınarak, davacının iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı nedene dayanmadığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 22/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.