Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/6915 E. 2020/13345 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6915
KARAR NO : 2020/13345
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.09.1998 – 31.05.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş akdinin haksız nedenlerle feshedilmesine rağmen kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, alacakların dava dışı alt işveren şirketten tahsili amacıyla Ankara 11. İş Mahkemesinde dava açıldığını, yargılama sonucunda kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiğini, alacakların tahsil edilememesi üzerine bu kez davalı aleyhine 14. İcra Müdürlüğümde 2014/18959 esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan İcra İflas Kanunu uyarınca %20’den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 13.06.2019 tarih 2016/14752 esas ve 2019/12900 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek sonuca gidildiğinin anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında hükmün tahsilde tekerrür yaratmayacak şekilde kurulup kurulmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, iş bu dava ile davalı asıl işverenden talep edilen alacakların, daha önce mahkemece alt işveren şirket bakımından da hüküm altına alındığı açıklanan sebeple eldeki davada tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulması gerektiği görülmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi bozma nedeni ise de, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple, temyiz olunan kararın hüküm fıkrasına “Davanın KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE ” cümlesinden sonra gelmek üzere “Alt işveren hakkında kesinleşen Ankara 11. İş Mahkemesinin 2005/1236 esas ve 2007/160 sayılı kararı sebebiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” cümlesinin eklenmesine; hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.