YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4781
KARAR NO : 2013/7737
KARAR TARİHİ : 24.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada Adana 8. Asliye Hukuk ve Savur Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, TMK.nun 27. maddesinde düzenlenen haklı sebep nedeniyle adın değiştirilmesi ile hatalı yapılan nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacıların Türkiye’de yerleşim yeri olmaması nedeniyle davanın nüfusa kayıtlı oldukları yer mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Savur Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davacıların Türkiyede bilinen son adreslerinin Adana’da bulunduğunu belirterek MÖHUK.nun 41. maddesi uyarınca yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Somut olayda davacılar vekili, müvekkillerinin çevresi tarafından Sirhan olarak tanındıklarını belirterek soyadlarının değiştirilmesini, ayrıca davacılardan …,…’in doğum yerlerinin sehven Savur olarak yazıldığını belirterek, doğum yerlerinin Almanya-Haren olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 41/1. maddesine göre Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaların yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davacıların Almanya’da ikamet ettikleri ve Türkiye’de yerleşim yerlerinin bulunmadığı, ancak davacılardan …’ın 1986 yılında
davada tanık olarak dinlenilen …’nın yanında çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacılar son olarak Adana İli’nde ikamet ettiklerine göre uyuşmazlığın da Adana Mahkemesinde görülmesi gerekecektir.
Diğer taraftan davacılar vekilinin, haklı sebep ile isim değiştirilmesi ile hatalı nüfus kaydının düzeltilmesi olmak üzere iki ayrı konuda talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Adın değiştirilmesi davasında davacı taraf, örfi yahut çevresel nitelikteki sebep veya sebeplere dayanıp, kendisini haklı gösterecek olguları ispat ederek, nüfus sicilinde değişiklik yapılmasını talep etmekte olup, esasen bu tür davalarda davacı ile hasım gösterilen Nüfus Müdürlüğü ile arasında gerçek bir uyuşmazlık olmayıp, nüfus müdürlüğü davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Nüfus Müdürlüğü, bu davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı da söz konusu değildir.
Bu değerlendirmelere göre, ad değişikliği davaları da 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerinden sayılmalıdır. Kaldı ki, 382. maddenin 382/II-a,2 fıkrasında “ad ve soyadın değiştirilmesi” çekişmesiz yargı işlerinden sayılmıştır. Aynı yasanın 383. maddesinde de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan ad değişikliğine ilişkin istemin, çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu nazara alındığında Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekecektir.
Bu nedenle, yetkili olan Adana Asliye Hukuk Mahkemesince TMK.nun 27. maddesine göre haklı sebep nedeniyle soyadın değiştirilmesine yönelik uyuşmazlığın işbu davadan tefrik edilerek sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi, hatalı nüfus kaydınının düzeltilmesi hakkındaki davanın ise kaldığı yerden yürütülerek bir sonuca varılması gerekmektedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 24.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.