Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5506 E. 2020/7746 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5506
KARAR NO : 2020/7746
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Tarafsız görgü tanığı bulunmayan olaya ilişkin olarak alınan adli raporlarda karşılıklı yaralanma bulgularına yer verilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2011 tarih ve 2010/772 Esas, 2011/495 Karar sayılı ilâmın 5237 sayılı TCK’nin (mülga) 142/1-f hükmünde düzenlenen “Elektrik Enerjisi Hakkında Hırsızlık” suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla; 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile adli sicil kaydına konu eylemi düzenleyen TCK’nin 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılıp, TCK’nin 163/3. maddesinin yeniden düzenlenmesi ve 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesinin elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanması karşısında, tekerrüre esas alınan kararda uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve sanık tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususları belirlenip, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 58, 50, 51. maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.