YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21595
KARAR NO : 2012/29538
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Teknikservis Ltd. Şti avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket asıl davada, müteahhitlik işiyle iştigal ettiğini …’de bulunan bir taşınmaz üzerinde inşaat yapımı konusunda asıl yüklenici firma ile anlaşmanın sağlanması için dava dışı şahıslarla görüştüklerini, bu şahıslara muhtelif tarih ve miktarlı çekler verdiklerini, akabinde yüklenici olan dava ışı firma ile inşaat sözleşmesinin hazırlaması karşılığında avukat olan davalı … ile avukatlık ücret sözleşmesi düzenlediklerini ve avukatlık ücreti adı altında 4 adet çeki davalı …’e verdiklerini, ancak yaptıkları araştırmada arsanın inşaat yapmaya müsait olmadığını, kaldırıldıklarını anladıklarını, dava dışı şahıslara verdikleri çekler davalı Avukat Nevin’e verdikleri iki adet çeki geri aldıklarını, ancak davalı …’in iki adet çeki davalı Metin Dokuztuğ’a verdiğini, Metin’in de bu çeklerden bir tanesini davalı …’ye ciro ettiğini, çeklerin karşılığının bulunmadığını ileri sürerek 23715 ve 23716 numaralı çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini, çekleri ödemek durumunda kalmaları halinde çeklerin bedelinin davalı …’den istirdadını istemiş, birleşen davada ise, Metin’in 23715 numaralı çeki davalı Teknik Servis ve Büro Makinaları Limited şirketine ciro ettiğini, davalı şirketin davalı Metin ile yakın ticari bağı olduğunu, davalı şirketin çekin bedelsiz olduğunu bildiğini ileri sürerek 23715 numaralı çekten dolayı da borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı …, davacı şirketin isteği üzerine iki adet çeki iade ettiğini, diğer iki çeki ise davalı Metin’den alacaklarını söyleyip kendisini ibra ettiklerine dair belge verildiğini savunmuş, davalı … ise iyiniyetli 3. şahıs olduğunu ve davalı Metin’in kendisine olan borcu karşılığında çeki kendisine ciro ettiğini belirtmiş, diğer davalı Teknik servis Ltd. Şti.de, çeki kendilerine ciro eden davalı Metin ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, Metin’in çeki bu nedenle verdiğini, iyi niyetli 3.şahıs olduklarını savunmuş ve davanın reddini dilemişlerdir. Davalı Metin ise davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı …’ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından bu davalı hakkındaki davanın esastan reddine, davalı Metin’e yönelik davanın kabulü ile davacının 23715 ve 23716 numaralı çekler nedeniyle bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada ise, davalı Teknik servis Ltd. Şti’nin davalı Metin’e verdiği mal miktarına tekabül eden 115.469.142 asıl alacak 5.773.45 TL %5 çek tazminatı ve asıl alacağa 13.2.2007 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile takip giderlerinin dışında kalan miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı şirket ile birleşen davanın davalısı olan Teknik Servis Ltd. Şti tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı şirketin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Birleşen davanın davalısı şirketin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davaya konu 23715 numaralı çekin asıl davadaki davalı Metin Dokuztuğ tarafından davalı şirkete ciro edildiği ve davalının da bu çeke dayalı olarak icra takibi yaptığı hususunda ihtilaf olmayıp, ihtilaf bu çekten dolayı davacının davalı şirkete karşı sorumlu olup olmadığı hususundadır. Mahkemece, davalı şirketin kendisine çeki ciro eden davalı Metin’e sattığı mal bedeli dışında kalan kısımdan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup, mahkeme bu kararıyla davalı şirketin gerçekte iyi niyetli olduğunu, ancak davalı Metin’den olan alacağını aşan kısım bakımından ise tüm çeki icraya koymuş olmakla kötüniyetli olduğunu kabul etmiş bulunmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, çeki ciro yoluyla devir olan davalı şirketin kötüniyetli olduğunu çek keşidecisi olan davacı şirketin ispat etmesi zorunludur. Davacı şirketin ise sunduğu
2012/21595-29538
delillerle bu hususu ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davalı şirketin, diğer davalı Metin ile olana ticari ilişkisi ve birbirlerinde olan hak ve alacakları ancak davalı şirket ile Metin arasındaki ilişki olup, davacıya herhangi bir hak bahşetmesi olanaklı değildir. Davada önemli olan husus davalı şirketin iyiniyetli olup olmadığı hususudur ve birleşen davadaki ihtilafında buna dayanılarak çözümlenmesi gerekir. Davacı işe az yukarıda açıklandığı üzere davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca da birleşen davanın tümüyle reddine karar verilmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek birleşen davada davalı şirket hakkındaki davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmaya gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, temyiz olunan kararın birleşen davanın davalı şirket yararına BOZULMASINA, 4.00 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 3.085.00 TL temyiz harcın istek halinde davalı Teknik Servis Şti’ne iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.