Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/13537 E. 2020/7010 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13537
KARAR NO : 2020/7010
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk … ve sanıklar …, …, …, … haklarında beraat, sanıklar …, … ve … hakkında hükümlülük; müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık …’nin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın sanığa 26.08.2014 tarihinde tefhim edildiği, sanığın hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 14.10.2014 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, sanık …’nin temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III) O yer Cumhuriyet Savcısının sanıklar …, …, …, … ile suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk … ile diğer sanıkların eylemlerine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suça sürüklenen çocuk … yönünden ise TCK’nun 66/2. maddesi gereğince bu sürenin 5 yıl 4 aya düştüğü gözetilerek, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık …’in savunmasının alındığı 29.06.2009 tarihi, sanık …’in savunmasının alındığı 23.12.2009 tarihi, sanık …’ın savunmasının alındığı 06.06.2011 tarihi, sanık …’nun savunmasının alındığı 14.09.2011 ve suça sürüklenen çocuk …’nın savunmasının alındığı 22.02.2011 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince asli dava zamanaşımı sürelerinin temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca sanıklar …, …, …, … ile suça sürüklenen çocuk … hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV) Sanıklar … ile …’ın temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 02/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.