Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5602 E. 2020/5238 K. 22.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5602
KARAR NO : 2020/5238
KARAR TARİHİ : 22.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı …, davalının çit çekmek, ağaç dikmek ve kendi malıymış gibi tasarrufta bulunmak suretiyle davacıya ait iki parça taşınmaza müdehalede bulunduğunu açıklayarak davalının müdahalesinin önlenmesini ve her türlü yapılan dikilen emvallerin yıkımını talep etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 09.02.2016 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde F harfi ile gösterilen 1093 parsel sayılı taşınmaz içerisinde olan 0,84 m²’ lik alana davalının elatmasının önlenmesine ve bu alanda yer alan çalıların yıkılmasına, 09.02.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda E harfi ile gösterilen 1094 parsel sayılı taşınmaz içerisinde olan 51,75 m2’lik alana davalının elatmasının önlenmesi ve bu parsel yönünden yıkım talebinin davacı tarafın bu konuda tek başına dava hakkı bulunmadığı, diğer hak sahiplerinin davaya katılmaları için kendisine süre verildiği fakat diğer mirasçıların davaya katılmalarının mümkün olmadığına dair imzalı beyanı dikkate alınarak, HMK’nin 114/1-d maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, dava konusu 1094 parsel sayılı taşınmaz yönünden yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Tapu kaydı incelendiğinde davacının taşınmazda diğer hissedarlarla birlikte 18.07.2003 tarihinde intikalen elbirliği ile malik olduğu sabittir.
Bilindiği üzere, Türk Medeni Yasası’nın 701 ila 703. maddeleri arasında elbirliği mülkiyetine ilişkin yasal düzenlemelere yer verilmiştir. Aynı Yasa’nın 702/4. maddesi “terekeyi temsil eden ortaklardan herbiri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanırlar” hükmünü içermektedir. Dosya kapsamı incelendiğinde kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı halde davalının çit amaçlı ve herhangi bir ekonomik değer taşımayan çalıların kaldırılmasına yönelik davanın diğer ortakların menfaatlerini açık şekilde zarara uğratmadığından elbirliği maliklerinden davacının tek başına açması mümkündür. Mahkemece, bu parsel yönünden davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle hüküm tesisi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.