Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3027 E. 2012/7279 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3027
KARAR NO : 2012/7279
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
VEK.AV….

Dava dilekçesinde 6500 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekilinin kızının, davalı şirkete ait hastanede ameliyat olduğunu; müvekkilinin, ameliyat sırasında kızının yanında olmak amacıyla hastaneye gittiğini; aracını, hastane otoparkına park görevlisinin yardımıyla park ettiğini ve anahtarını da görevliye teslim ettiğini; ameliyat devam ederken hastane binasının çatısından kopan mermer parçalarının aracın üzerine düşerek hasar verdiğini; zararını değişik iş dosyasında tespit ettirdiğini, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; 6500 TL tazminatın faziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili ile bağlantısı olmayan, aşırı yağış ve fırtanın sebep olduğu zarardan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; “…davalı şirketin dava konusu binayı kiracı olarak işlettiği, bina maliki olmadığı, kiracı olan davalının kiralananın bakım ve muhafazasından kusuru olması (zarar doğmaması için zorunlu ve mutat nitelikli tedbirleri almamak sureti ile) halinde meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, usulüne uygun bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere… olayda davalı hastaneyi kiracı olarak işleten davalı şirketin, binanın muhafaza ve bakımındaki bir kusuru söz konusu olmadığından meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle” davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada, haksız fiilden doğan BK.nun 41. ve devamı maddelerine dayalı tazminat istenilmektedir.Davalı şirketin, özel hastahane işlettiği anlaşılmaktadır. Hastahane binasının mülkiyeti kendisine ait değil ise de; binanın kullanılmasından doğan sorumluluğu bulunmaktadır. Kaldı ki, binanın hastahane olarak kullanılabilmesi için bakım, onarım ve tefrişini de kendisi yapmıştır. Somut olayda, teras kat parapet duvarının üzerindeki mermer kaplamaların şiddetli rüzgar nedeniyle kopması ve davacıya ait aracın üzerine düşerek hasar vermesi sonucu zarar oluşmuştur. Zararın oluşumunda, davalı şirketin binanın işletilmesinde gösterdiği özensizlik doğrudan etkili olmuştur. O halde, illiyet bağı gerçekleşmiştir. Mahkemece, davacı zararının, davalı tarafından tazmini yönünde hüküm oluşturulmalıdır.
Öte yandan, davalı şirketin; hastahaneye gelen kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak gibi bir görevi ve sorumluluğu da bulunmaktadır. Davacıya ait aracın hastahane otoparkına bırakıldığı ve otopark görevlilerine anahtarının teslim edildiğinin anlaşılmış olması nedeniyle, davalı şirketin; işleten sıfatıyla, park halinde iken araçta oluşan zarardan sorumluluğu söz konusu olacaktır. Mahkemece, bu hususun düşünülmemiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.