Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/22075 E. 2012/7261 K. 19.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22075
KARAR NO : 2012/7261
KARAR TARİHİ : 19.03.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptaline olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalılar Vek.Av…. geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacılar Vek.Av…. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, 2.75 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava dilekçesinde muris …’nin … 15.Noterliğinin 09.09.2005 gün ve 24883 sayılı vasiyetnameyi düzenlediği, vasiyetnameyi … 15.Noteri …’nün düzenlemeye başladığı, ancak noter vekili …’ın tamamladığı, bu nedenle vasiyetnameyi düzenlemeye başlayan kişi tarafından tamamlanmadığı iddia edilerek iptali talep edilmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.İptali talep edilen … 15.Noterliğince 09.09.2005 gün ve 24883 sayılı vasiyetnamenin  ilk sayfasında “…… 15.Noteri …… dairemde görev yaparken yanıma gelen…… dairemde bana başvurarak düzenleme şeklinde bir vasiyetname düzenlememi istedi…” şeklinde başlamış ve vasiyetnamenin son sayfasının altını … 15.Noteri … vekili … imzalamıştır.
Resmi vasiyetnamenin TMK. md. 532 gereğince iki tanığın katılımıyla resmi memur tarafında düzenleneceği hükme bağlandıktan sonra, resmi memurun Sulh Hakimi, Noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabileceği açıklanmıştır.Noter yetkisine sahip yazı işleri müdürlerinin resmi vasiyetname düzenleyebilecekleri uygulamada ve doktrinde kabul edilmektedir.Resmi vasiyetnamenin; işlemde birlik prensibi uyarınca, vasiyetçinin vasiyetnameyi okumasından sonra, aşamalarında araya fasıla girmeksizin tamamlanması gerekir. Resmi memurun yaptığı işlemler tevsik işlemi olduğu için baştan itibaren aynı memur tarafından yapılması ve son imza işleminin de tahriri alan, okuyan ve vasiyetçi ile tanık sözlerini dinleyen, yazdıran memur tarafından yapılması zorunludur. Bu yön işlemlerde birlik prensibinin zaruri bir sonucudur.Bu prensibe uyulmamasının vasiyetnamenin iptali sebebi oluşturduğu Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması ile kabul edilmektedir.Somut olayımızda, vasiyetnamenin son sayfasının …15.Noter vekili …’ın imzalamış olması karşısında ilk sayfanın da bu kişi tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti önem taşımaktadır. İptal davasına konu olan vasiyetnamenin düzenlendiği… 15.Noteri …’nün vasiyetnamenin düzenlendiği tarihi de (09.09.2005) içine alacak şekilde 08.08.2005 gününden 16.09.2005 tarihine kadar resmi izinli olduğu ve bu izin süresince …15.Noterliğini genel imza yetkisine sahip başkatip …’ın sevk ve idare ettiği dosya arasında mevcut resmi yazışmalardan anlaşılmaktadır.Bu durumda izinde bulunan noter …’nün, görevdeymiş gibi resmi evrak düzenlemesi söz konusu olamayacağından vasiyetnamenin ilk sayfasındaki ifadelerin bilgisayarda kalan metinden ya da daktilo hatası gibi bir hatadan kaynaklandığı açık bir şekilde ortadadır. O halde, vasiyetnamenin ilk sayfasında da imzası bulunan başkatip … tarafından düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu kabul şekli aynı zamanda ölüme bağlı tasarrufların, onları geçersiz kılacak şekilde değil, geçerliliğini sağlayacak biçimde yorumlanması gerektiğinin bir sonucudur. Vasiyetçinin iradesine değer verilerek onun gerçek arzusunu bulmakta bu şekildeki bir yorum tarzını zorunlu kılmaktadır.Mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun onama şeklinde görüşüne katılmıyorum. 12.03.2012