YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6374
KARAR NO : 2013/5700
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacılar vekili ve davalılar …, … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada davacı …’in yaralandığını ileri sürerek ıslah dilekçesi ile davacı … için 99.735,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı … için 6.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı … yönünden manevi tazminat isteminin reddine, davanın kısmen kabulüne davacı … için 25.314,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş hüküm, davacılar vekili ve davalılar …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı … meydana gelen ilk kazadan sonra aracından inmiş, davalı …’un kullandığı araç davacıya çarpmıştır. B.K’nin 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesince belirlenen kusur oranı hukuk mahkemesi için bağlayıcı değildir. Mahkemece her ne kadar bilirkişi incelemesi yapılmış ise de inşaat mühendisi bilirkişinin Karayolları Genel Müdürlüğüne de kusur izafe ettiği rapor değil, ceza mahkemesince belirlenen ancak kesinleşmeyen kusur raporu hükme esas alınmıştır. Bu nedenle tarafların sürücülerin kusur oranlarına ilişkin itirazları da değerlendirilmek sureti ile Üniversitelerin trafik alanında uzman bilirkişilerinden seçilecek heyetten ceza yargılamasında toplanan deliller, daha önce alınan rapor da değerlendirilmek sureti ile alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince, kabule göre, davacı …’in oto kaporta boya ustası olduğu gelirinin asgari ücretten yüksek olduğu ileri sürülmüştür. Davacının bu işi yaptığı tanık beyanları ile kanıtlanmış olup uyuşmazlık, % 22,2 oranında işgücü kaybına uğrayan davacının işgücü kaybı tazminatı hesabında esas alınacak net gelirinin belirlenmesine ilişkindir. Gelir beyanına ilişkin tek delil, davacı tarafından sunulan çalıştığı şirket tarafından düzenlenmiş bir belgedir. Ne var ki bu belgenin ne için düzenlendiği ve hangi kuruma verildiği de belli değildir. Bu nedenle ilgili şirketten kaza tarihi itibariyle davacının geliri mahkemece sorulmalıdır. Ayrıca sosyal ekonomik durum araştırılması yapılması ve meslek odasından da sormak sureti ile gelirin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabulü doğru olmamıştır.
3-Birleştirilen dosya yönünden ise, davacı …, davacı …’in eşidir ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aittir. Cismani zarar kavramına ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği, bu maddede sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil, ruhsal ve sinirsel bütünlüğün de korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse bir kişinin cismani zarara uğraması sonucunca onun çok yakınlarının da aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel bütünlüğünün bozulduğunun kabulü ile
manevi tazminat isteyeceğinin kabulü gerekir. Kaza sonucunda ağır yaralanan,uzun süre hastanede kalan ve sürekli malul durumunda olan davacı …’in eşi olan davacı…’nin ruhsal bütünlüğünün bozulduğunun kabulü ile manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Bozma neden ve şekillerine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılara geri verilmesine 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.