YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12940
KARAR NO : 2020/11107
KARAR TARİHİ : 07.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin 19.11.2014 hakim havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği gözetilmekle, sanığın temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Olay tutanağına göre, ihbar üzerine Sanayi bölgesinde bulunan … Kargo’nun toplanma merkezine gelinip, … Kargo görevlisi ile birlikte yapılan kontrol ve aramada, gönderici …, alıcısı beraat eden sanık … olan iki adet koli içerisinde, 108 adet gümrük kaçağı parfüm ele geçirilmesi şeklinde gelişen olayda, iş yeri konusunda mahkemece 5271 sayılı CMK’nun 116-119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyaların yasak delil niteliğinde olduğu, sanığın savunmasında parfümlerin faturalı olduğunu beyan edip, dosyaya faturayı ibraz ettiği, bilirkişi raporunda faturayla ilgili herhangi bir inceleme de yapılmadığı nazara alındığında sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi