Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/505 E. 2020/11179 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/505
KARAR NO : 2020/11179
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan hükmü temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’nin mahkemede hakim huzurundaki savunmasında kimliğini kaybettiğini, kimlik bilgilerinin kullanılmış olduğunu, dava konusu olayla ilgisinin bulunmadığı yönündeki savunması karşısında; soruşturma dosyasında sanığın imzasının bulunduğu 19.09.2014 tarihli arama yakalama muhafaza altına alma yakınlarına haber verme tutanağı, aynı tarihli şüpheli ve sanık hakları formu, sevk, serbest bırakma tutanağı ve şüpheli ifade tutanağında “…” ismi altındaki imzanın sanığın imzası olup olmadığı konusunda belgelerin düzenlendiği tarihlere yakın tarihli sanığın mukayeseye esas samimi imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbi ile dosyadaki belgeler üzerinde yer alan imzaların sanığa aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak belgeler üzerindeki imzaların kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sanığın eli ürünü olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II-Sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği
anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.