YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3140
KARAR NO : 2012/4624
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından borçlu banka aleyhinde İş Mahkemesince hükmedilen eksik ödenen brüt ücret ve ikramiye alacağının tahsiline ilişkin ilama dayanılarak, ilamların icrası yolu ile takip başlatıldığı ve borçluya örnek 4-5 numaralı icra emrinin tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlu işveren banka ilamda alacağın brüt olarak hüküm altına alındığını, işveren olarak kendilerinin bu ücretlerden ilgili yerlere yatırmak zorunda oldukları gelir ve damga vergisi ile sigorta primleri olduğunu, bunları keserek bakiye alacağı dosyaya ödediklerinden takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişiden alınan ilk raporda eksik ödeme takip tarihinde yapılmış kabul edilerek, bu tarihteki gelir vergisi matrah ve oranları ile SSK prim borçları hesap edilmiş, alacaklının eksik ödemelerin ilamla belirlenen eksik ödeme yapılan tarihler ve miktarlar nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki itirazı üzerine, aynı bilirkişi ek raporunda ilamdaki eksik ödeme tarih ve miktarlarını göz önünde bulundurularak net alacak miktarını belirlemiştir. İcra Mahkemesince herhangi bir gerekçe gösterilmeden ilk rapora göre karar verilmiştir. Karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 61, 94, 103 ve 104. maddeleri hükümleri gereğince işveren nakden veya hesaplama yaptığı sırada ödenecek miktar üzerinden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben kesinti yapmaya mecburdur. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8. maddesine göre borçlu işveren, vergi sorumlusu alacaklı, işçi de vergi mükellefidir. Takip konusu olan alacakların dayanak ilamda brüt olarak hesaplandığı belirtildiğinden verginin ödenmesi bakımından vergi dairesine karşı yükümlü olan borçlu idarenin ilamda yazılı alacaklarda “vergi sorumlusu” sıfatı ile gelir vergisine mahsuben vergi dairesine ödemeye zorunlu olduğu miktarlarda kesinti yapmak ve kalan kısmı da icra dosyasına yatırmak suretiyle borçtan kurtulması mümkün olacaktır (HGK.nun 27.06.1984 tarih ve 12-280/752 Takip dayanağı ilam içeriği ile ilgili yasal düzenlemeler nazara alındığında, işverence işçiye ödenen ücretin ödenmesi sırasında, işçinin mükellefi olduğu gelir ve damga vergisi ile sigorta prim borçlarının kaynaktan yatırılması kuralı gereğince işverence ödemeler sırasında kesilerek ilgili kurumlara yatırılması zorunludur. İşverence eksik ödenen ücretin ilamla brüt olarak tespit edilmiş olması halinde de, işverence ödeme hangi tarihte yapılması gerekiyor ise, o tarihte ödenecek miktar matrah alınacak ve yine o tarihteki oranlar uygulanacaktır. İlamla belirlenen toplam alacak matrah alınarak ve takibe konduğu tarihteki oranlar nazara alınarak hesaplama yapılamaz.
Bu durumda mahkemece yasa ve usule uygun olarak bilirkişi tarafından hazırlanan ek rapor esas alınarak sonuca gidilmesi yerine hatalı olarak hazırlanan ilk rapora göre karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.