YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7870
KARAR NO : 2012/4890
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve Bekiruşağı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Akçadağ Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 24.06.2011 gün ve 309/283 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde gösterilen 120 ada 1 nolu parselle birlikte kullanılan ve kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle tespit dışı bırakılan taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı … Tüzel Kişiliği yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.
Mahkemece önceki kararda, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, Dairece, taşınmazın yol niteliğinde olup-olmadığı, davacının ekonomik amacına uygun zilyetliği bulunup-bulunmadığının araştırılması gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda B harfiyle gösterilen 57,52 m2 ve A harfiyle gösterilen 9,49 m2 olmak üzere toplam 67.01 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaz bölümü, 2006 yılında paftasında gösterilmek suretiyle tespit dışı bırakılan yerlerdendir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, bozma ilamına uyularak sonucu dairesinde işlem tesis edildiğini, teknik bilirkişi raporunda B harfiyle gösterilen yerin yol niteliğinde olmadığı, davacıya ait taşınmazla birlikte kullanıldığı ve devamı niteliğinde olduğu belirlendiğine, davacı tarafça makul sayılan süre içerisinde dava açıldığına göre davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle B harfiyle gösterilen yere ilişkin hüküm bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin A harfiyle gösterilen bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu yer kadastro paftasında yol olarak gösterilen yolun devamı niteliğinde olup, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokiye göre bu bölüm açıkça yolu daraltmakta olup yolun kullanılmasına engel olacak mahiyettedir. O halde; bu yerin yol olduğunun kabulü gerekir. TMK.nun 715. maddesinde yolların kamu malı olduğu açıklanmıştır. Kamu malı niteliğinde bulunan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi ve özel mülkiyet şeklinde de tapuya tescili mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece A harfiyle gösterilen bölüm bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; dava …nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 713/3 fıkrası uyarınca Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi davada kanuni hasım durumunda bulunmaktadırlar. Bu tür davalarda davanın olumlu veya olumsuz sonuçlanması önemli olmayıp, başvuru ve alınan peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına eksik harcın davacıdan alınmasına yapılan tüm yargılama giderlerinin ise davacı üzerinde bırakılmasına karar verilir. Yargıtay 1. ve 8. Hukuk Daireleri ile HGK.nun uygulaması bu yöndedir. Kanuni hasım durumunda bulunan davalı ve davalılar harç ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulamazlar. Davanın kabulü halinde dahi davacı yararına aynı zamanda vekâlet ücretine de hükmedilemez.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.