YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10570
KARAR NO : 2013/6713
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalıların murisinin işleteni olduğu aracın çarpması nedeniyle hasarlanması sonucu sigortalı araçta meydana gelen 24.000,00.-TL hasarın sigortalıya ödendiğini, bu hasarın 6.000,00.-TL’sinin davalıların murisinin işleteni olduğu aracın trafik sigortası tarafından karşılandığını, 24.000,00.-TL hasar bedelinin tahsili için yaptıkları takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini belirterek takibin 18.000,00.-TL’lik kısmına ilişkin itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalılar … (…,…’a velayeten) ve …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddiyle takibe yapılan itirazın 18.000,00.-TL’lik kısmının iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi (6102 sayılı TTK m. 1472) uyarınca kasko sigortasına dayanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Halefiyete dayalı olan rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Dolaysıyla, tazminat davasının ilkeleri dikkate alınmalıdır. Sigortacı, selefine ödediği miktarı değil ancak gerçek zararı zarar sorumlusundan isteyebilecektir.
Somut olayda, mahkemece hasar yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan davacının ödemesine bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK’nin 266. (1086 sayılı HUMK m. 275) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Dava konusu trafik kazasında hasar miktarının saptanması uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir.
O halde, mahkemece yapılacak iş İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü ya da Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan, sigortalı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinde sovtaj değerinin mahsubu ile gerek zarar miktarının hesaplanması için dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilerek çelişkiler giderilecek biçimde, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2-Ayrıca kabule göre de, davacının halefiyet dayanağı olan ödemeye ilişkin belgelerin dosyaya sunulmasının istenilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1 ve 2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar …,… ‘a velayeten) ve …’ın temyiz itirazları-
nın kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 9.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.