Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/22143 E. 2012/30159 K. 27.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22143
KARAR NO : 2012/30159
KARAR TARİHİ : 27.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, … 17. Noterliğinde 2006/21096 yevmiye no ile 10/11/2006 günlü düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, davacı adına kayıtlı ve tescilli bulunan …. Mah. 120 pafta. 1015 ada 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan 457/2222 paydan 228/2222 payın 28,000 TL bedel ile davalıya satışının vaadinin sözleşildiğini, ancak yapılan bu sözleşmenin 3194 sayıl imar yasasının 18. Md nin son fıkrasına aykırı olduğunu, taşınmazın noter satışı vaadine konu yapılmasının mümkün olmadığını, noter sözleşmesinin ikinci sayfasında bu taşınmazın miras kaldığı ibaresine yer verildiğini ancak miras kalmadığının, satın alma yolu ile edinildiğinin tapuda yazılı olduğunu, bu sözleşmenin tapuya tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava, yasaya aykırı şekilde düzenlendiği ve uygulanmasının mümkün olmadığı iddiası ile taraflar arasındaki sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin süre içerisinde gider avansının tamamlanmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 114/1-g fıkrası gereğince gider avansının yatırılmış olması dava şartı olup, 115/2 maddesi mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde, noksanlığın 2012/22143-30159
verilen kesin süreye rağmen giderilmemesi halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğini düzenlemiştir. Yasanın 120/1. maddesi gereğince davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilecektir. Somut olayda davanın açılışı 6100 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önce, 13/10/2009 tarihindedir. Davada işin esasına girilmiş, deliller toplanmış, keşif ve bilirkişi incelemesi tamamlanmıştır. Mahkemece 6100 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra davacıya tebligat için gerekli gider avansının kesin süre içerisinde tamamlanması ihtar edilmiştir. Ne var ki; tamamlanması ihtar edilen avansın miktarı açıkça belirtilmemiş olup, bu halde kesin sürenin usulüne uygun verilmediği gözetilerek usul ve yasaya uygun şekilde yeniden davacıya kesin süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.