Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/483 E. 2020/4203 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/483
KARAR NO : 2020/4203
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2018 tarih ve 2017/184 E-2018/34 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.11.2019 tarih ve 2018/1619 E-2019/1150 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2016/78262 başvuru numarasıyla 04.10.2016 tarihinde 29. ve 31.sınıflarda tescil edilmek üzere “Tabiat Food+şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığınca 2014/110398, 2014/53299 sayılı ve “TABİAT TABİATTAN İNSANA+şekil”, TABİAT ÖNCE BİZE DANIŞIN+şekil” ibareli markalara dayalı olarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2017-M-1925 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı, iptali istenen YİDK kararının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-1925 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı kurum vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 19.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.