Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5241 E. 2020/6293 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5241
KARAR NO : 2020/6293
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Elatmanın Önlenmesi, Eski Hale Getirme, Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı … İnş….A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin 7085 ada 44 parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından olduğunu, davalıların 2013-2014 yılların arasında yol,şantiye binası, malzeme deposu ve güvenlik sahası olarak kullanmak sureti ile taşınmaza elattıklarını öne sürerek müdahalenin menine, taşınmazda davalılara ait prefabrik bina, konteynır, inşaat şantiyesi, inşaat malzemeleri depolama alanı, kamptreyler, bekçi kulübesi, yol ve güvenlik sahası vs gibi işgallerinin kaldırılarak eski hale getirilmesine ve müvekkiline boş şekilde teslim edilmesine, 2013 için 1000 TL, 2014 için 1000 TL olmak üzere toplam 2000 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin TOKİ’nin dava konusu yerin yakınında bulunan alanda gerçekleştireceği inşaat yapımı için ihaleye girdiğini, 20.01.2014 tarihinde inşaatların yapılacağı alanların müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin sözleşme ve yer teslimi uyarınca faaliyetine devam ettiğini, idare tarafından kendisine teslim edilen yer dışında hiç bir yeri kullanmadığını, müvekkiline husumet düşmeyeceğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı kooperatif vekili, dava konusu taşınmaza müvekkilince müdahalde bulunulmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; tapu kaydı, keşif ve bilirkişi raporları, tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmaza davalı şirket tarafından el atıldığı, ancak davacı tarafından el atılan kısımlar üzerindeki muhdesatın kaldırıldığı, davalı kooperatifin ise taşınmaza ilişkin müdahalesinin olmadığı gerekçesi ile, …. Otomotiv Servisleri … Sanayi Yapı Kooperatifi aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı … İnşaat … A.Ş. aleyhine açılan elatmanın önlenmesi kal istemleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 924,15 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11.210,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı … İnşaat … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, yıkım ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
(a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
(b) Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hemen belirtilmelidir ki; dava değeri, harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanacağı kuşkusuzdur.
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti nispi harca tabi davalarda, davaya konu değer üzerinden takdir edilmesi gereklidir. Bu değer yukarıda ifade edildiği üzere harçlandırılmış değerdir. Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin İkinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmelidir.
Somut olayda, dava açılırken toplam 1.000 TL dava değeri üzerinden harç yatırılmak suretiyle elatmanın önlenmesi, eski hale iade, yıkım ve ecrimisil talep edilmiştir. Bilahare anılan talepler açısından belirlenen 209.533,38 TL üzerinden de davacı vekilince tamamlama harcının ikmal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ön inceleme aşamasından sonra elatmanın önlenmesi ve yıkım istemleri yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden 924,15 TL, eski hale getirme bedeli yönünden ise 11.210,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna göre davacı lehine hüküm altına alınan dava değeri 196.743,38 TL olup, bu değer üzerinden kararın verildiği tarih itibariyle geçerli AAÜT’ne göre davacı lehine 17.754,60 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün davacı lehine vekalet ücretine hükmedilen kısmının HUMK’un 438/7 (HMK mad. 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin 2 (b) bendinde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 8. bendindeki “1.800,00 TL” rakamının çıkarılarak yerine “17.754,60 TL” rakamının yazılmasına,Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. Fıkrası (HMK’nin 304. maddesi) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise 2 (a) bendinde yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.