YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4388
KARAR NO : 2020/5380
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı ,davacı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Dava, 15.11.2013 tarihinde meydana gelen ve Kurum sigortalısının % 100 oranında sürekli işgöremezliği ile sonuçlanan iş kazası nedeniyle, sigortalıya yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
II-CEVAP
Davalı …. vekili, davacının talebini kabul etmeyerek, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
42.610.89 TL PSD alacağının 21/04/2015 tarihinden itibaren,
3.361.54 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahlisine,
72.348,74 TL tedavi masrafı alacaığının ise sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …'(den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin ise reddine,
2-5502 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca SGK harçtan muaf olduğundan aleyhine harca hükmedilmemesine,
3-Alınması gereken 8.082,52 TL karar ve ilam harcının red ve kabul nispetinde 2.424,75 TL sinin davalıdan alınmasına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.182,10 TL (bilirkişi ücretleri ve posta gideri ) yargılama giderinin red ve kabul nispetinde 354,63 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. Maddesi uyarınca hesaplanan 12.215,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden ve red sebebi aynı olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 23.253,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit şekilde davalılara verilmesine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
I-Davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul 22. İş Mahkemesi’nin 12/12/2017 tarihli, 2016/154 Esas – 2017/406 sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
1-Davanın kısmen kabulü ile,
42.610.89 TL fiilen ödenen sürekli iş göremezlik gelirinin 21/04/2015 tarihinden itibaren, 3.361.54 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsile ile davacıya verilmesine,
72.348,74 TL tedavi masrafının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine,
2- Alınması gereken 8.082,52 karar ilam harcının davalılardan dayanışmalı olarak alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 1.182,10 TL (bilirkişi ücretleri ve posta gideri) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi uyarınca hesaplanan 12.215,69 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı Kurum’a verilmesine.
5-Davanın kısmen reddinin sigortalının yargılama sırasında ölümü nedeniyle, Kurum alacağının fiili ödeme esas alınarak belirlenmesinden kaynaklanmasına, davacının dava açarken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davanın kısmen kısmen reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının talepleri halinde kendilerine iadesine,karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı kurum vekili temyizinde kurum alacağının eksik hesaplandığını ,sigortalıya iş kazası nedeniyle maluliyet aylığı da bağlandığını ,kurum zararı belirlenirken sigortalıya yapılan tüm ödemelerin dikkate alınması gerekirken sadece sürekli iş göremezlik tutarlarının dikkate alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 15.11.2013 tarihli iş kazası sonucu % 100 oranında sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalıya yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı sürücü …’in %100 oranında kusurlu olduğu, sigortalının ise kusurunun bulunmadığı tespitini içeren bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Mahkemenin, kusura ilişkin kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi, 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi, İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Mahkemece yapılması gereken, hükme esas alınan bilirkişi raporunun KTK kapsamında düzenlendiği anlaşılmakla, kazalının işvereni ve varsa üst işvereninin kusurlarını da irdeleyecek şekilde ayrıca ceza ve tazminat dosyaları da celp edilerek ,içerikleri gözetilmek suretiyle asıl ve alt işverenlerin kusurları da irdelenmek suretiyle kusur raporu alınıp ,ancak davalı sürücü 3. kişinin kararı temyiz etmemesi karşısında onun yönünden %100 kusur karşılığı tutar bakımından Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmelidir.
Öte yandan %100 iş göremez duruma giren kazalının 2016 yılında öldüğü anlaşılmakla;hak sahiplerine gelir bağlanıp bağlanmadığı hususuda kurumdan sorulup araştırıldıktan ve dava salt kazalıya ilişkin ise rucuya konu edilebilecek gelir tutarı ,kazalıya aynı zamanda malullük aylığı da bağlandığı hususu gözetilmek suretiyle kurumdan sorulup belirlenmeli bu bağlamda hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden miktari itibariyle kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da göz önünde tutulmalıdır. O halde yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: …Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.