Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/1757 E. 2020/9422 K. 13.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1757
KARAR NO : 2020/9422
KARAR TARİHİ : 13.07.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, kamu davasının düşürülmesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında katılan …’yı kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve itiraz mercii olan Tavşanlı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin .02.2016 tarihli, 2016/93 D. İş sayılı kararı ile sanık müdafii ile katılan vekilinin itirazlarının reddine karar verildiği görülmekle bu hüküm temyiz inceleme kapsamı dışında tutulmuştur.
1) Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs (azmettirme) suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’ya hakaret suçundan verilen kamu davasının düşürülmesi kararı ile katılanlar … ve …’i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Suç tarihinde katılan … ile sanık … arasında yaşanan tartışmada sanığın kendisine hakaret ettiğine ilişkin katılanın soyut iddiası dışında, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına ve kabulün de bu şekilde olmasına karşın sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
b) Sanık …’nın suç tarihinde tartıştığı çalışma arkadaşı … ile tartıştığı, …’nın durumu kardeşlerine anlatması üzerine katılanlar … ve …’in bahse konu iş yerine gittikleri ancak durumdan haberdar olan çalışanların herhangi bir olaya mahal vermemek amacıyla iş yerinden uzaklaştırdıkları sanığı bulamadıkları, bunun üzerine katılan …’in telefonla ulaştığı sanığın katılanlara bulunduğu yeri söylediği ve burada buluşan taraflar arasında çıkan bıçaklı kavga olayında kendisine tokat atılması üzerine haksız tahrik dengesini bozacak şekilde bıçakla yaralama eylemlerini ika eden sanık hakkında bu itibarla meşru müdafaa hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde, sanığın haksız tahrik altında kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi yerine, meşru müdafaa hükümlerinden yararlandırılarak katılanlara karşı eylemleri hakkında sanığın yazılı şekilde ayrı ayrı beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile katılanlar …, … ve … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’yı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Katılan hakkında Kütahya Adlî Tıp Şube Müdürlüğüce düzenlenen 27.02.2014 tarihli, 288 sayılı raporda “sol böbrek lojunda 4 lezyon, retroperiton ile sınırlı kanama, sol grade 3 renal yaralanma olduğu, sol alt lateral torakal alanda 2 adet delici kesici alet yarası” olduğunun ve yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olduğunun bildirildiği ancak tespit edilen yaralanmaların hangisinin yaşamsal tehlikeye neden olduğu belirtilmediği anlaşılmakla, katılana ait tüm tedavi evrakları, hasta müşahede kağıtları, geçici ve kesin raporlar, varsa film ve grafilerin celp edilip kül halinde Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek tespit edilen bulguların hangisinin ya da hangilerinin ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olduğu hususunda ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra, sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
b) Kabule göre; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.