Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5077 E. 2020/5253 K. 22.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5077
KARAR NO : 2020/5253
KARAR TARİHİ : 22.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı vekili, dava konusu 3125 ve 3126 parsel sayılı taşınmazların üzerindeki üç adet dükkanın, 11.12.2006 tarihinde ölen, tarafların yakın murisi ….’den miras olarak kaldığını, murisin ölümünden sonra her üç dükkanın kiralarının davalılar tarafından alındığını ve vekil edenine herhangi bir ödeme yapılmadığını açıklayarak, 11.12.2006 ila 17.2.2010 tarihleri arasındaki 7.200,00 TL ecrimisil alacağının davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiş, 30.4.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 14.119,97 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılardan … ve …, murisin ölümünden sonra dükkanlardan birisinin kirasını davalılardan Beşir’in, diğer ikisinin kirasını ise davalılardan Ziyneti’nin aldığını, vekil edeni Ziyneti’nin bu kira bedellerini dükkanların bakımına ve murisin vasiyeti olan su deposunun yapımına harcadığını beyanla davanın reddini savunmuş, davalılardan …, dükkanlardan birisinin kirasını miras hakkına dayalı olarak 2007 yılından buyana aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.589,97 TL ecrimisil alacağının 7.200,00 TL’sinin dava tarihi olan 02.03.2010 tarihinden, 3.389,97 TL’sinin ıslah tarihi olan 30.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılardan … vekilinin aşağıdaki bentlerdin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya içeriği belgelerden, dava konusu üç adet dükkandan ikisinin, yargılama sırasında ölen tarafların annesi … tarafından, birisinin ise davalılardan … tarafından tasarruf edildiği sabit olduğuna ve Mahkemece, … tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanılan dükkanlar nedeniyle …’nin külli halefi olarak davalılar aleyhine hüküm tesis edilip fazlaya ilişkin talep ret edildiğine göre, …tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanılan dükkanların hangileri olduğu açıkça tespit edilmek suretiyle bu dükkanlara ilişkin hesaplattırılacak ecrimisil bedelinin hüküm altına alınması gerekirken, … tarafından kullanılan dükkan da dahil edilmek suretiyle her üç dükkan için hesaplanan ecrimisil miktarından davalıların …’nin külli halefi olarak sorumlu tutulmaları doğru olmamıştır.
3-Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmayıp, Daire uygulama ve hesaplama yöntemlerine uygun olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, Mahkemece, …tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanılan dükkanların hangileri olduğu tespit edilerek, bu dükkanlara ilişkin olarak az yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde, açık, anlaşılır ve denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra, davacı talebi ve müktesep haklar da gözetilmek suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.9.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.