Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4070 E. 2020/8855 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4070
KARAR NO : 2020/8855
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Müşteki … hakkında … Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 20.03.2015 tarihli adli raporda; “burun üzerinde şişlik, ekimoz, burun üzerinde solda ortalama 1-1,5 cm lik cilt cilt altı kesisi mevcut olduğu” tespiti yapıldığı halde, … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce tanzim edilen 14.04.2015 tarihli adli raporda, müştekinin yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, adli raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması karşısında, müştekinin tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip, yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre,
2) Müştekinin, sanığın muşta ile kendisine vurduğuna ilişkin beyanı ile uyumlu müştekide cilt – cilt altı kesi bulunduğuna ilişkin adli raporuna ve okul bahçesinde bir adet muşta bulunarak kolluğa teslim edildiğine ilişkin 20.03.2015 tarihli tutanak içeriğine göre, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasında, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
3) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, müştekinin vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) İddianamede TCK’nin 54. maddesi uyarınca suçta kullanılan muştanın müsaderesine karar verilmesi talep edilmesine rağmen, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmaksızın, dosya kapsamında suçta kullanıldığı belirtilen herhangi bir suç aletine ilişkin kayıt bulunmadığı gerekçesi ile müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.