YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20854
KARAR NO : 2012/3337
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 17.08.2009 gününden başlayarak 448- 464- 467 parseller üzerinde m2 oranında kira bedelinin indirilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının, ihale yolu ile bir kısım parselleri kiraladığını, uzun süre kullanacağı inancı ile buralara bir takım tadilatlar yaptığını, ancak, 448 – 464 – 467 nolu parsellerin davalı belediyeye tahsisli olmadığı için bu yerleri kullanamadığını, beyan ederek 17.08.2009 tarihinden itibaren bu parsellerde metrekare oranında kira bedelinin indirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı savunmasında,davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini,kira sözleşmesinin 16.maddesi gereğince davacının kira tespit davası açma hakkının bulunmadığını beyan etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 16.maddesi gereğince kira tespit davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Borçlar Kanununun 250.maddesi gereğince “Kiralanan kira müddeti zarfında kiracının bir kusuru olmaksızın akitten maksut olan kullanılmak mümkün olamayacak veya ehemmiyetli surette azaltacak bir hale düştüğü takdirde, kiracı ücretten mütenasip bir miktarın tenzilini talep edebileceği gibi, ayıp münasip bir müddet zarfında bertaraf edilmez ise, akdi dahi feshedebilir.”Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin 16.maddesinde ise “Yer teslimi hukuki veya fiili bir engel nedeni ile imkansız hale geldiği takdirde, kiracı dilerse engelin ortadan kalkmasını bekler, dilerse akdin feshedilmesini ister.” Hususu düzenlenmiştir. Mahkeme ise, kiracının sözleşmeden doğan hakkının 16.maddede yazılı bulunanlar olduğu, bu nedenle de kira tespit davası açamayacağı gerekçesi ile davayı reddetmiştir.Taraflar arasında geçerli bulunan kira sözleşmesinin 16.madde hükmü, davacı kiracının kira tespit davası açması hakkını ortadan kaldırmaz. Borçlar kanununun yukarıda bildirilen 250.maddesi hükmü gereğince, kiraladığı taşınmazın kullanamadığı bölümleri için, kira bedelinin indirilmesini talep edebilir.Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilkeler esas alınarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.