YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/131
KARAR NO : 2020/4205
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/05/2018 tarih ve 2017/1 E- 2018/180 K. sayılı kararın davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 17/10/2019 tarih ve 2018/1539 E- 2019/1018 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin gıda sektörünün öncü firmalarından olup bünyesinde binlerce markayı barındırdığını, bunların arasında çok sayıda STAR ve STARS esas unsurlu markaların yer aldığını, davaya ve başvuruya konu olan 2015/70008 sayılı markanın “SARAY CAKE STAR” şeklinde, itiraza mesnet olarak ileri sürülen markaların esaslı unsurunun ise “STAR” ve “STARS” şeklinde olduğunu, davaya konu olan markada müvekkilinin “STAR” ibareli markasını aynen kullanıldığını, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca reddedilmesinin zorunlu olduğunu, başvuru konusu markada yer alan CAKE sözcüğünün 556 sayılı KHK’nın 7/1-c anlamında 30. sınıfta yer alan gıda ürünleri açısından tescilinin mümkün olmadığını, markaların benzer sınıflarda olduğunu, aksi yöndeki YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek YİDK’nın 2016-M-10769 sayılı kararının iptalini, 2015/70008 sayılı “SARAY CAKE STAR” ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davacının markaları ile müvekkiline ait başvuru markasının bir bütün olarak iltibas oluşturmasının mümkün olmadığını, taraf markaların görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının “Şekil+SARAY CAKE STAR” ibareli başvuru markasıyla davacının “STAR” ve “STARS” ibareli tescilli markaları arasında görsel ve işitsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu, başvuru markasında yer alan “SARAY” ibaresinin çok küçük puntoyla yer aldığından asli unsur olarak ön plana çıkmadığı, asli unsur olarak “CAKE STAR+Şekil” ibaresinin ön plana çıktığı, “CAKE” ibaresi Türkçede 30. sınıftaki unlu mamuller yönünden “KEK” olarak malın türünü/cinsini belirten bir işaret olarak tanımlayıcı şeklinde görüldüğü ve nihayetinde başvuru markasında “STAR” ibaresinin markanın asli unsuru olarak ön plana çıktığı görülmekle karşılaştırmada bu ibarenin esas alındığı, başvuruda yer alan görsel şekil unsurunun ise 30. sınıftaki unlu mamuller yönünden ürünün tür ve cinsine ilişkin olduğundan tanımlayıcı olarak yer alması nedeniyle markada asli unsur olarak değerlendirilemeyeceği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 30. sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içerisinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının “STAR” ve “STARS” ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, taraf markaları arasında iltibas-benzerlik oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2016-M-10769 sayılı YİDK kararının iptaline, başvuru markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı kurum vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 19.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.