Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17354 E. 2020/11517 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17354
KARAR NO : 2020/11517
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı iş sözleşmesinin davalı işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.
Somut olayda davacı, dava dilekçesi ile, fazla mesai ve hafta tatili ücretlerini talep etmesi üzerine işverence iş yerinden kovulduğunu iddia etmiştir. Davalı ise, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece dinlenen davacı tanıklarının iş sözleşmesinin sona ermesine yönelik bilgileri bulunmamaktadır. Dinlenen davalı tanıkları ise, davacının davalı şirketteki çalışması dışında kuaförlük yaptığını iki işin ağır gelmesi nedeni ile iş yerinden kendi isteği ile ayrıldığını beyan etmişlerdir. Bu halde davacı taraf, iş sözleşmesinin fazla mesai ve hafta tatili ücretlerini talep etmesine üzerine işverence feshedildiğini usulünce ispatlayamadığı, öte yandan davalı tanıklarının davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını beyan ettikleri görülmekle davacının ihbar tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında fazla mesai ve hafta tatili ücreti hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanı doğrultusunda davacının haftanın 7 günü 03.00-14.00 arası 1,5 saat ara dinlenmesi ile çalıştığının kabulü ile fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti hesaplanmıştır. Davacı tanığının beyanında, tanığın davalı iş yerinde çalışması eylül ayının ortasında son bulmuştur. Bu halde mahkemece davacı tanığının işten ayrıldığı tarihin tespiti ile, bu tarihten sonrası için davacının fazla mesai yaptığını ispat edemediği ancak davalı tanığı Hasan’ın beyanında davacının ayda 1 hafta tatilinde çalıştığını belirttiği, bu halde davacı tanığının iş yerinden ayrıldığı tarihten sonrası için davalı tanığının beyanı doğrultusunda ayda 1 hafta tatilinde çalışmasının bulunduğunun kabulü ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.