Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2490 E. 2020/3745 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2490
KARAR NO : 2020/3745
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.02.2017 tarih ve 2015/269 E- 2017/100 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.09.2018 tarih ve 2017/1603 E- 2018/1396 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine takip başlattığını, ilamsız takibin kesinleştiğini, takip dosyasının 1710 gram 14 ayar altın bedeli alacağına dayandırıldığını, takip dayanağının 1710 gram 14 ayar altın bedeli alacağını içerir 22.05.2005 tarihli sözleşme gösterildiğini, bu altın bedelini davacının peşin olarak ödediğini, sözleşmede de nakit olarak ödendiğinin yazıldığını, sözleşmedeki tarafın da davalı olmayıp şirket olması nedeni ile davalı tarafından sözleşmeye dayalı olarak takip yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacağın %20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dayanağı olan 22.05.2005 tarihli devir senedindeki borcun ödenmediğini, peşin yapılan ödemelerin pırlanta ve demirbaşlar için yapılan ödemeler olduğunu, kalan borçlar için davacı tarafından ayrıca senetler verildiğini ve bu senetlerin de ödenmediğini, devir tarihi itibari ile … Kuyumculuk Turizm Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.’nin diğer ortağı olan Hakan Karakoyun’un hissesini alarak ayrıldığını, şirketin 2006 yılında maliye yönünden fesh edildiğini ve 2014 yılında da ticaret sicinden silindiğini, takip ve talep hakkının davalıda olduğunu beyan ederek davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 22.05.2005 tarihli sözleşmede “1710 gr 14 ayar altın nakit karşılığı” ibaresinin taraflarca farklı yorumlandığına ve şekli ve maddi gerçek üzerinde tarafların anlaşamadığı, 1710 gr 14 ayar altın nakit karşılığının nakden davacı tarafından ödendiğine ilişkin açık bir ifade bulunmadığı ve sözleşme metninin içeriğinden altın, pırlanta ve dükkana ait demirbaşlarla birlikte tüm hesaba karşılık 1710 gr 14 ayarın nakit karşılığının devir alan davacı tarafından devir eden davalıya verilmesi gerektiği, davanın esasına yönelik davacının davasını ispatlar başkaca herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/1603 esas ve 2018/1396 karar sayılı ve 24.09.2018 tarihli ilamıyla, davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden 22.05.2005 tarihli devir senedinin incelenmesinde; devir senedinin davacı … ile dava dışı şirket … Kuyumculuk Turizm Gıda İth. İhr. San.ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlendiği, icra takibinin ise davalı … tarafından başlatıldığı, devir sözleşmesini imzalayan … Kuyumculuk Turizm Gıda İth. İhr. San.ve Tic. Ltd. şirketinin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğuna göre davalının takip yapmak yönünden aktif ehliyeti bulunmadığından, davalıya yönelik açılan davanın davalının takip aktif ehliyeti bulunmaması nedeni ile kabulü gerekirken, davanın reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmekle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş, buna göre davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminat isteminin reddine dair karar verilmiş, bu hükme karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/1603 esas ve 2018/1396 karar sayılı ve 24.09.2018 tarihli kararının ONANMASINA, dosyanın Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.627,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.