YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8008
KARAR NO : 2012/13292
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dar Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 04.11.2008 gün ve 259/359 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 1995-1996 yıllarında yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına 140 ada 87 parsel sayısı ile tespit ve tescil edilen taşınmazın 80-90 yılı aşkın süredir davacı ve öncesinde murislerinin zilyetliğinde olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğini açıklayarak Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmaz gölden edinilen miktar fazlası olduğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil ile mer’a sınırlandırmasının iptali ve tescil isteğine ilişindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu 140 ada 87 parsel 1995 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 140 ada 12, 13, 14, 85 ve 86 parsellere revizyon gören 1936 tarih 4284 tahrir nolu vergi kaydının miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmişir. Uygulanan vergi kaydının dava konusu taşınmazla birlikte yukarıda belirtilen taşınmazları da kapsadığı mahallinde yapılan keşif sonucu yerel bilirkişi beyanları ile tespit edilmiş, bu husus teknik bilirkişi raporunda da gösterilmiştir. Vergi kaydının miktarı 11.950 m2 olup bir sınırı göl okumaktadır. 07.07.2008 tarihli teknik bilirkişi raporunda taşınmaz ile göl arasında 11 metre mesafe olduğu bildirilmiştir. Göl sınırı değişebilir sınırlardan olup zeminde görülen kurutma kanalı ve yolun vergi kaydının oluştuğu tarihten sonra gölün kurutma çalışmaları sırasında kanal açımında inşa edildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre vergi kaydı miktarı ile geçerlidir. Somut olayda vergi kayıt miktarı 11.950 m2 olduğuna ve vergi kayıt miktarı kadar yer revizyon gördüğü 140 ada 12, 13, 14 parsellerle kayıt maliklerinin mirasçıları adına tespit ve tescil edildiğine göre, dava konusu taşınmazın miktar fazlasının göl sahasından edinildiğinin kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Göl; yağmur ve kar sularını toplayan ve muhafaza eden yerlerden olup TMK.nun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/C maddeleri kapsamında Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan taşınmazlardan olduğundan zilyetlikle edinilecek yerlerden sayılmaz. TMK.nun 999. maddesi uyarınca özel mülkiyete konu olmayacak ve tapuya tescili mümkün olmayacak mallardan sayılmaktadır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.