YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/428
KARAR NO : 2020/4198
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23.10.2019 tarih ve 2019/350-2019/697 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin %95 hissesinin …’ya, kalan %5 hissesinin ise …’a ait olduğunu, uyuşmazlık üzerine …’un imza yetkisinin kaldırıldığını, önceki dönemde … imzası ile davalı …’e nakit karşılığı 500.000,00 TL senet verildiğini, şirketin elden nakit para alarak borçlandırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olmadığını, şirketi zarara uğratmak ve dolandırmak maksadı ile dava konusu bononun verildiğini, davalının bononun tahsili için takip başlattığını ileri sürerek takibe konu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının Özben Metal Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile Emkar Müh. Dan. Med. Mak. San. Tic. Ltd. Şti. firmalarının ortağı olduğunu, davacıya gerek şahsi gerek ortağı olduğu şirketlerin hesabından 500.000,00 TL gönderildiğini, gönderilen tutarların davalı şirket hesabına, davalı şirket hissedarı … hesabına ya da davacı şirket hissedarı …’ya elden verildiğini, ödemelerin …’nin şirket ortağı olması için yapıldığını, davacının kuşkulu davranışları üzerine teminat olarak takibe konu 500.000,00 TL bedelli senedin davalı yetkilisi … tarafından düzenlenerek kendilerine verildiğini, …’nin şirket ortağı yapılmadığını ve ödenen paralar iade edilmediğinden takip başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin bonodaki imzayı inkar etmediği ve o dönem şirketi münferiden temsili yetkili olan şirketin azınlık ortağı ve yönetim kurulu üyesi … tarafından imzalandığını kabul ettiği, davacı şirketin sözleşmenin imzalandığı tarihte yetkili temsilcisi olan … ile davalı arasında yapılan 15.08.2013 tarihli sözleşme ile, dava dışı …’nin davacı şirkete ortak olmasının ve buna ilişkin 500.000 TL bedele davalı veya ortağı olduğu şirketler tarafından ödeme garantisi verilmesinin düzenlendiği, bu bedelin bir kısmının peyderpey ödendiği, bakiye kısmın ödemesinin davalının ve ortağı olduğu şirket hesaplarından yapılmakta olduğu, teminat başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ise, hisse devrinin 01.11.2013 tarihine kadar yapılacağı, ortaklık pay defteri kayıtları ve tescil işleminin tamamlanacağı, aksi halde sözleşme ekinde yer alan, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan bononun, davalı tarafından başkaca ihtar ve ihbara gerek olmadan takibe konu edilebileceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından yapılan hisse devir taahhütüne dair sözleşmenin geçerli olduğu, hisse devrinin yapılmadığı, bu halde davacı şirketin davalının lehtarı olduğu bonoyu ödemeyi üstlendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.