YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/23496
KARAR NO : 2013/24015
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 27/10/2005-06/01/2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin geçerli bir neden olmadan 06.01.2009 tarihinde feshedilmesi üzerine işe iade davası açtıklarını ve işe iadelerine karar verildiğini ve tekrar çalışmaya başladığını, işverenin ekonomik krizi bahane ederek işçilerin ücretlerini ve diğer haklarını ödememesi üzerine aynı işyerinde çalışan beş işçi ile birlikte iş akitlerini Noterliğin 06/01/2010 tarihli ihtarnamesi ile feshettiklerini, 2009 Ekim, Kasım ve Aralık ücretleri ile fazla mesai ücretlerinin ve hafta tatili, genel tatil ulusal bayram gibi çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içersinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.
Somut olayda; hafta tatilinde çalışma olup olmadığı hususunda dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının birbiriyle çeliştiği ve davalı tanıklarının da davacının hafta tatili çalışması olmadığını bildirmelerine göre davacının hafta tatili çalışmasını ispatlayamadığı gözetilmeksizin hafta tatili ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı dava dilekçesinde açıkça hafta tatili ve genel tatil için 100,00 TL olmak üzere diğer talepleri ile birlikte toplam 500,00 TL talep etmiş ve taleplerini ıslah etmemiştir. Mahkemece genel tatil ve hafta tatili ücretleri ayrı ayrı değerlendirip toplamda 600,00 TL’ye hükmedilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 74. maddeye (HMK 26. madde) aykırı olup, talep aşılmak suretiyle hüküm kurulması ayrı bir bozma nedeni yapılmıştır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.