Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5512 E. 2020/8944 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5512
KARAR NO : 2020/8944
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.02.2013 tarihli, 2011/615 Esas, 2013/262 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesindeki tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik müşteki vekilinin 12.10.2015 tarihli dilekçesi ile davaya katılmak ve taraf olmak istediğini vekaletname sunarak ifade ettiği, yerel mahkemece katılma kararı verilmemiş ise de; temyiz dilekçesinin içeriği ve CMK’nın 237/2. maddeleri gereğince müştekinin kamu davasına katılan, müşteki vekilininde katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilerek katılan vekili ve sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.02.2013 tarihli, 2011/615 Esas, 2013/262 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesindeki tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddesinin “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren, katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.