YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4171
KARAR NO : 2013/7019
KARAR TARİHİ : 14.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın anahtarı ile birlikte davalıların işlettiği ve maliki olduğu işyerine, otopark çalışanı olan …’a otonun yıkanması için 19/08/2005 tarihinde teslim edildiğini, ancak aracın …tarafından çalındığını, müvekkilinin sigortalısına 23.500 TL ödeme yaptığını, aracın mülkiyetinin davacıya geçtiğini, daha sonra aracın hasarlı bir şekilde bulunarak müvekkili tarafından 14.900 TL’ye satıldığını ileri sürülerek, 8.600 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, aracı çalan şahsın yakalandığı ve aracın az hasarlı olarak teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, dava konusu aracın oto yıkamada çalışan … isimli şahsa tesliminden sonra bu şahıs tarafından çalınması nedeniyle açılan kamu davasında … ’ın güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırıldığı, Kara taşıtları kasko sigortası genel şartlarının A-1 maddesinde güveni kötüye kullanma eyleminin kasko sigortasının konusu olarak sayılmadığı, sigortalının kasko sigortacısından tazminat alamayacağı, lütuf ödemesinin sigortacıya rücu hakkı sağlayamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı … Oyak Sigortaya A.Ş.’ye kaskolu aracın sürücüsünün davalılara ait otopark-oto yıkama işi yapan işyerine giderek aracı yıkanması için işyeri çalışanı … ’a teslim ettiği, mahkemenin de kabulündedir. Sigortalı ile işyeri sahibi davalılar arasında kurulan hukuki ilişki BK’nun 463 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan vedia (saklama) sözleşmesidir. Vedia sözleşmesi ile saklayıcı, saklatan tarafından kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma ve aynen iade borcu altına girer. Davalılar, kendisine güvenerek gelen müşterilerini her türlü tehlikeye karşı korumak üzere gerekli güvenlik önlemlerini almak zorunda olup, bunu yapmadığı, takdirde meydana gelen zarardan sorumludur.
Dosya içeriğine göre davalılar, işyerinde aynı gün çalışmaya başlayan ve aracı çalan … ile ilgili yeterli araştırma yapmamıştır. … ’ın bu olayla ilgili yargılanarak güveni kötüye kullanmak suçundan cezalandırıldığı ceza dosyasında, bu kişinin daha önce de bu tür eylemlerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyetleri bulunduğu da anlaşılmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü aracını yıkanmak üzere davalılara ait işyeri çalışanına teslim etmekle zilyetlik davalı tarafa geçmiştir. Teslim alan aynı zamanda aracın başkaları tarafından götürülmemesi veya çalınmaması için her türlü tedbiri almak zorundadır. Araç yedine terk edilen Murat davalılara ait işletmenin çalışanıdır. Buna göre işletme sahibi işveren, meydana gelen zarardan mesuldür.
Bu durumda, davalıların sorumluluğunun saklama borcunu kötü ifa etmiş olmalarından kaynaklandığının ve davacı sigortacının rücu hakkının bulunduğunun kabulü ile dosyada bulunan bilgi ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.