Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2516 E. 2020/3643 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2516
KARAR NO : 2020/3643
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09.06.2017 tarih ve 2015/554 E- 2017/168 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 09/03/2018 tarih ve 2017/1578 E- 2018/337 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının pamuk üreticisi olduğunu, davalı firmaya toplam 76.305,97 TL’lik ürün teslim ettiğini, ödeme yapılmaması üzerine takip başlattıklarını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini, imza itirazında bulunmadığını ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ürünlerin bedellerinin her teslimat sırasında davacının oğluna elden ödendiğini, müstahsil makbuzlarının bulunduğunu, davacının kötü niyetli ürün bedellerinin mükerrer tahsil etmek amacında olduğunu, yasa maddesine göre müstahsil makbuzların ürün tesliminde değil ürün bedellerinin ödendiğinde düzenlendiğini, makbuzdaki ürün satanın imzasının yeterli olduğunu, ayrıca ödeme belgesinin aranmayacağını savunarak haksız davanın reddine ve % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin iddialarını kesin ve inandırıcı olarak ispatlayamadığı, davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın yerinde olduğu, dava açmakta haksız olduğu, davalı vekilinin % 20 tazminat talebinin yasal şartlar oluşmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, müstahsil makbuzları incelendiğinde; her bir makbuzun altında teslim edilen pamuk karşılığı ödenen miktarında belirtildiği, bu makbuzlarda her iki taraf imzasının yer aldığı, davacı satıcının imzasını inkar etmediği, davacının bu belgeleri kullanarak 2012 yılında destekleme primi aldığı, bu müstahsil makbuzlarının Vergi Usul Kanunun 235. maddesi gereğince davalı tarafından düzenlendiği, dolayısıyla imzası ikrar edilmiş senede karşı bedelin ödenmediği iddiasının ancak yazılı delil ile ispatlanabileceği, davacının bu konuda herhangi bir yazılı belge sunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; her ne kadar davacı davasında haksız olsa da, kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından mahkemece kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.