YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1914
KARAR NO : 2020/4874
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 02/06/2016 tarih ve 2014/673- 2016/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 14.09.2014 tarihinde Burdur’da meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde müteveffa … tarafından kullanılan ve davalı şirkete ait olan aracın kaza yaptığını, kaza sonucu müvekkili … ve …’ın oğlu…’ın vefat ettiğini kazanın oluşumunda … plakalı araç sürücüsü olan …’nın kusurlu olduğunu, müteveffanın ise araçta yolcu konumunda olduğundan herhangi bir mütefarik kusuru bulunmadığını, davaya konu trafik kazası sonucunda müvekkillerinin oğlu vefat ettiğinden müvekkillerinin manevi açıdan perişan duruma düştüğünü, kaza sonrasında davalı şirket yetkililerinin müvekkillerine ölüm nedeniyle herhangi bir baş sağlığı ziyaretinde dahi bulunmadıklarını ileri sürerek, … için 25.000.- TL ve … için 25.000.- TL olmak üzere toplam 50.000.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazaya yoldaki aksaklıkların sebep olduğunu, müvekkili şirkete ait … plakalı araçta bulunan araç takip sisteminden alınan verilere göre aracın hızlı olmadığını, müvekkili şirketin meydana gelen kazadan sonraki gün hemen Afyonkarahisar Kocatepe Gazetesi’ne baş sağlığı ilanı vererek olay nedeniyle duydukları acı ve üzüntülerini bütün kamuoyuna bildirdiklerini, müvekkili şirketin kazadan sonra vefat edenlerin ailelerinden, şirkete veraset ilamları ile ulaşanlara manevi tazminat olarak 10.000.- TL ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, kazaya ilişkin Bucak Cumhuriyet Savcılığının 2014/2277 soruşturma sayılı dosya kapsamında alınan raporlara göre aracın sürücüsü …’nın asli ve tam kusurlu olduğu, yolun yapım, bakım ve onarımdan sorumlu olan kurum ve kuruluşların kusursuz olduğunun belirtildiği, davalının müteveffanın anne ve babası olan davacılara karşı, meydana gelen manevi zararlardan sorumlu olduğu, her ne kadar davalı şirket müteveffanın akrabalarına 10.000.- TL tutarında ödeme yapıldığını belirtmiş ise de; dosyadaki dekontlardan söz
konusu ödemenin müteveffanın eşi dava dışı Ayşe Balkan’a yapıldığı, davacılara herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin ibraz edilemediği, olay tarihi, olayın oluşumu, davacıların müteveffa ile olan yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ekonomik durumları gözetildiğinde davacı anne ve baba lehine 25.000.-‘er TL manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne 25.000.- TL manevi tazminatın 14.09.2014 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı …’a, 25.000.- TL manevi tazminatın ise 14.09.2014 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı …’a ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.561,63 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.