YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12298
KARAR NO : 2013/8495
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ : Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacılar desteğinin tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek fazlaya dair talebini saklı tutarak davacıların her biri için ayrı ayrı 4.000,00.-TL olmak üzere toplam 8.000,00.-TL destek tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacılara ödeme yapıldığını, sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; destek Kadri’nin müterafik kusuru nedeniyle % 20 indirim uygulanması sonucu davalı … tarafından yapılan ödemelerin davacıların zararının tamamını karşılamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte BK’nın 45/II. maddesinin (6098 sayılı TBK m. 53) öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre,
ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK’nin 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunan yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi halde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağı tanımaktır.
Bu bakımdan tazminat miktarının doğru belirlenmesi için zarar tutarını ve tazminat miktarını saptamada zarara ilişkin indirim nedenleri ile tazminata ilişkin indirim nedenlerinin uygulanmasında tazminat ilkelerince belirlenmiş sıralamaya uyulması gerekli olup, aksi halde tazminat miktarının yanlış belirlenmesi sonucu ortaya çıkabilecektir. Buna göre kural olarak önce gerçek zararı saptamak gerekli olduğu için zararla ilgili indirim sebepleri öncelikle ve tazminatla ilgili indirim sebepleri ise sonra uygulanmalıdır. Sigortaca yapılan ödemeler zararla ilgili bir indirim nedeni olduğundan, tazminat ile ilgili indirim sebebi olan müterafik kusur nedeniyle yapılması gereken indirimden önce yapılması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılar için belirlediği toplam dönem zararından önce müterafik kusur indirimi yapılmış, belirlenen tutardan da davalı … tarafından yapılan güncelenmiş ödeme miktarı indirilmesi sonucu tazmini gerekir bir destekten yoksun kalma zararının bulunmadığı belirlenmiş ise
de, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılar için belirlenen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 6.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.