Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3152 E. 2020/8801 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3152
KARAR NO : 2020/8801
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın eşini hafif (1.) derecede kırığa neden olacak şekilde yaralama eylemi için asli zamanaşımı süresinin 5560 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi TCK’nin 87/3. maddesi ve TCK’nin 86/1, 86/3-a, 5560 sayılı Kanun ile değişiklik sonrası 87/3. maddelerinde öngörülen ceza miktarları gözetilerek TCK’nin 66/1-d maddesi uyarınca 15 yıl olduğundan suç tarihine göre zamanaşımının gerçekleşmemesi nedeniyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de ihbara konu Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2015 tarihli, 2015/466 Esas ve 2015/990 Karar sayılı hükümleri ile TCK’nin 125. maddesi gereğince hakaret ve TCK’nin 106/1-1 maddesi gereğince tehdit suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu; TCK’nin 125. maddesindeki hakaret suçunun uzlaşmaya tabi olmayan TCK’nin 106/1-1. cümlesindeki tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olmadığı; TCK’nin 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve tehdit suçu ile birlikte işlenen hakaret suçu yönünden de 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşulları ortadan kalktığından uzlaşmanın mümkün hale geldiği anlaşılmakla;
TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, anılan ihbara konu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanık hakkındaki hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2007 tarihli, 2007/81 Esas ve 2007/89 Karar sayılı ilamı ile TCK’nin 86/1, 86/3-a, 87/3, 29, 62. maddeleri gereğince verilen 8 ay 22 gün hapis cezasının TCK’nin 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile Dairemizin 09.01.2012 tarihli, 2009/3431 Esas ve 2012/233 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarih, 2014/71 esas- 2016/42 karar sayılı ilamı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.