YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5829
KARAR NO : 2013/7045
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. Kişi vekili, Bursa 19.İcra Müdürlüğünün 2011/7907 sayılı takip dosyasından 11.8.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını savunarak haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirketin ticaret sicili adresinde yapıldığını, haciz mahallinde borçluya ait belge bulunduğunu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olup aksinin davacı 3. Kişi tarafından ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece icra müdürlüğünün 1.11.2011 tarihli yazısı ile hacizlerin kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi ve davalı alacaklı vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 1.11.2011 günlü kararıyla dava konusu mallar üzerindeki haczin kaldırıldığının anlaşılmasına göre davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede ise;
Uyuşmazlık, 3. Kişinin İİK.nin 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 11.8.2011 tarihinde borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapılmıştır. Haciz mahallinde borçlu şirketlere ait belgeler ele geçirilmiştir. İİK.nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3. Kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillere ispatlanması gerekir. Davacı 3. Kişinin dayandığı belgeler karine aksini ispata yetmediği gibi ortaklarının akraba olduğu anlaşılan davacı ve borçlu şirket arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıya yapılan muvazaalı işlemler olduğu anlaşılmaktadır. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğine göre davaya sebebiyet vermeyen davalı alacaklı yararına daha az olan takip konusu alacak miktarı üzerinden nisbi vekalet ücretine hümedilmesi gerekirken davada haksız olan davacı 3. Kişi yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılğının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nın geçici 3/2 maddesi göndermesiyle 1086 sayılı HUMK.nin 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. Kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendinin tamamen hükümden çıkartılarak yerine ” karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca davalı alacaklı vekili için takdir edilen 2.314,92 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı alacaklıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden
alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.