YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22106
KARAR NO : 2012/3153
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde trafikte davacı adına kayıtlı olan ancak davalı kullanımında bulunan… plaka nolu aracın trafik kaydının davalı adına yapılmasına ya da davalının müdahalesinin önlenerek aracın davalıdan alınarak davacıya verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının müdahalesinin önlenerek aracın davacıya verilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davacının daha önceden davalının işyerinde çalıştığını, davalının birden fazla aracının bulunduğunu, dava konusu olan … plakalı 94 model … marka kamyonetin gerçek malikinin davalı olduğunu, ancak bu aracın trafikte davacı adına tescilli bulunduğunu, araç davalıda olup onun tarafından kullanıldığını, davacının davalının işyerinden de ayrıldığını araç üzerinde vergi borçlarının bulunduğunu, kaza vs. hallerde sorumluluğun davacıda bulunduğu ileri sürülerek aracın trafikteki mülkiyetinin davalı adına tesciline olmadığı takdirde aracın davalıdan alınarak davacıya teslimine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu aracın trafikte davacı adına kayıtlı olduğu, ancak davalı kullanımında bulunduğunu, gelebilecek hukuki sorumlulukların davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının müdahalesinin önlenmesiyle aracın davacıya teslimine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.HUMK. nun 8. maddesinde, hangi davalara sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı diğer bir anlatımla sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler açıkça düzenlenmiş olup aracın tescili ve teslimi istemine konu bu dava, anılan yasa maddesinde sayılan davalardan değildir.Bu durumda, davanın değer ve miktarına göre mahkemenin görevinin belirlenmesi gerekir.Somut olayda; dava konusu aracın dava tarihi itibariyle değerinin bilirkişi vasıtasıyla belirlenerek görev hususunun çözülüp, sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.